<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Bizim Bölge Haber</title>
        <link>https://www.bizimbolgehaber.com/</link>
        <description>Bizim Bölge Haber</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Aysel Akar Parkinson ile Mücadelesini Yazdı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/aysel-akar-parkinson-ile-mucadelesini-yazdi-1145</link>
                <guid>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/aysel-akar-parkinson-ile-mucadelesini-yazdi-1145</guid>
                <description><![CDATA[Parkinson Hastası olup hayata küsmeyen, Parkinson ile mücadele eden ve daha önce yaptığı el işi eserleri ile sergi açarak dikkat çeken Aysel Akar,  hayat mücadelesini satırlara dökerek kitap haline getirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 2024’ün son günlerinde yaptığı el işi eserleri sergi açarak satışa sunan ve elde ettiği geliri yardım kuruluşlarına bağışlayarak dikkat çeken Aysel Akar’ı haber yapmıştık. Bu haber sıradan gibi gözükse de o genç yaşta Parkinson hastalığına yakalanmış, hastalıkla mücadelesini bırakmamış 2017 Yılında Beyin Pili ameliyatıyla sosyal hayata tutunmuş, bu hastalığın bir engel teşkil etmeyeceğini kurdukları dernek aracılığıyla ve açtığı sergilerle insanlara duyurarak bilinçlendirmeye çalışan, güçlü bir Parkinson Savaşçısı …</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Aysel Akar hayatını ve Parkinson ile mücadelesini, satırlara dökerek kitap haline getirdi. &nbsp;“ <strong>Son Yolculuğum Parkinson, Pes Etmeyen Kadın</strong> “ adını verdiği kitabı Armoni Yayınlarından çıkarak okuyucu ile buluştu…</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Yazar Aysel Akar bu kitabı, hasta ve hasta yakınlarına moral vermek ve onlara dokunmak için yazdığını belirterek, onların yalnız olmadıklarını, bu hastalıkla kendisinin nasıl mücadele ettiğini ve kitabında birazda kendi ailesinden de bahsettiğini söyledi…</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kitabın ön sözünü kendisini ameliyat eden doktoru Doç. Dr. Ali Zırh yazmış, orda bir cümlesinde &nbsp;hastası Aysel Akar’ın yolculuğunda kendisini etkileyen şeyin pes etmeyen bir ruh, yorulsa da yönünü kaybetmeyen bir inanç ve her yeni güne yeniden başlama cesareti olduğunu söylemiş…</p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/Aysel%20Akar%20Parkinson%20ile%20M%C3%BCcadelesini%20Yazd%C4%B1%20(1).jpg" style="height:800px; width:479px" />&nbsp;<img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/Aysel%20Akar%20Parkinson%20ile%20M%C3%BCcadelesini%20Yazd%C4%B1%20(2).jpg" style="height:800px; width:500px" /></p>

<p><strong>Ümit ŞENER</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 27 Feb 2026 17:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimbolgehaber.com/images/haberler/2026/02/aysel-akar-parkinson-ile-mucadelesini-yazdi-1772203244.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çekmeköy’de Bağımlılıkla Mücadelede Sıfır Tolerans</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/cekmekoyde-bagimlilikla-mucadelede-sifir-tolerans-1139</link>
                <guid>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/cekmekoyde-bagimlilikla-mucadelede-sifir-tolerans-1139</guid>
                <description><![CDATA[Çekmeköy Bağımlılıkla Mücadele İlçe Koordinasyon Kurulu Toplantısı, Çekmeköy Kaymakamlığı toplantı salonunda gerçekleştirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Çekmeköy Kaymakamı Resul Çelik başkanlığında yapılan toplantıya; kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile Çekmeköy Muhtarlar Derneği Başkanı Nejat Girgin ve Yeşilay Cemiyeti Çekmeköy Şube Başkanı Cüneyt Tığlı katıldı.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Toplantıda, Çekmeköy İlçe Sağlık Müdürlüğü Bağımlılıkla Mücadele Birimi öncülüğünde yürütülen çalışmalar ele alındı; 2025 yılı faaliyetleri değerlendirilerek mevcut durum analiz edildi ve önümüzdeki döneme ilişkin somut adımlar istişare edildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/Kaymakam%20Resul%20%C3%87elik.jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Toplantıda konuşan Çekmeköy Kaymakamı Resul Çelik, bağımlılığın gençliği hedef alan en ciddi tehditlerden biri olduğunu belirterek, ilçede bağımlılıkla mücadelede sıfır tolerans anlayışıyla hareket edildiğini ifade etti.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Güvenlik tedbirlerinin kararlılıkla sürdürüldüğünü vurgulayan Çelik, kalıcı başarının aileyi güçlendirmek, eğitimi desteklemek ve gençlere sağlıklı alternatifler sunmakla mümkün olacağını dile getirdi.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kaymakam Resul Çelik ayrıca, Cumhurbaşkanlığı Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu eylem planları çerçevesinde hareket edileceğini ifade etti. Bağımlılıkla mücadelede sahada etkisi görülen mahalle çalışma birimlerinin önemine değinen Çelik, bu yapının yeniden ve daha etkin şekilde çalıştırılması yönünde çalışma yapılmasını istedi.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesinin ve alınan kararların titizlikle uygulanmasının önemine dikkat çekilen toplantı, değerlendirme ve kararların kayda geçirilmesiyle sona erdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 17:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimbolgehaber.com/images/haberler/2026/02/cekmekoyde-bagimlilikla-mucadelede-sifir-tolerans-1771425081.jpeg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çekmeköy’e Çocuk Acil Müjdesi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/cekmekoye-cocuk-acil-mujdesi-1110</link>
                <guid>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/cekmekoye-cocuk-acil-mujdesi-1110</guid>
                <description><![CDATA[Çekmeköy devlet Hastanesi’nde büyük eksiklerden biri olan çocuk acil bölümünün açılacağı müjdesini Çekmeköy Ak Parti İlçe Başkanı Fatih Sırmacı verdi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Çekmeköy Medivia Hastanesi açılışı için Çekmeköy’e gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Sağlık Bakanı Prof.Dr. Kemal Memişoğlu ile görüşen Çekmeköy Ak Parti İlçe Başkanı Fatih Sırmacı Çekmeköy Devlet Hastanesi’nde büyük bir eksiklik olan Çocuk Acil bölümünün açılacağının müjdesini sosyal medyasından açıkladı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/%C3%87ekmek%C3%B6y%E2%80%99e%20%C3%87ocuk%20Acil%20M%C3%BCjdesi_%20Fatih%20S%C4%B1rmac%C4%B1.jpg" style="height:800px; width:800px" /></p>

<p><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Fatih Sırmacı’nın yaptığı açıklamada;</strong></p>

<p>“MÜJDE!!!</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Vatandaşlarımızdan gelen yoğun talepler ve sahadan iletilen ihtiyaçlar doğrultusunda, çocuklarımızın acil sağlık hizmetlerine erişimini güçlendirmek amacıyla ÇEKMEKÖY DEVLET HASTANESİ ÇOCUK ACİL Servisi, 2026 Ocak ayı içerisinde vatandaşlarımızın hizmetine açılacaktır.</p>

<p>Bu önemli hizmetin ilçemize kazandırılmasında başta</p>

<p>Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a,</p>

<p>Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na,</p>

<p>İl Başkanımız Sayın Abdullah Özdemir’e,</p>

<p>İl Sağlık Müdürümüze,</p>

<p>İlçemizden Sorumlu Milletvekilimiz Sayın Yahya Çelik’e , İlçe kaymakamımız Sayın Resül Çelik’e , İlhan Varank Hastanesi Başhekimi Gökhan Yaprak , Başhekim Yardımcısı Yakup Süleymanoğlu’na</p>

<p>ve İlçe Sağlık Müdürümüze</p>

<p>destek ve katkılarından dolayı şükranlarımızı sunuyoruz.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Teşkilatımızın sahadaki özverili çalışmaları ve vatandaşlarımızın taleplerinin yakından takip edilmesi neticesinde hayata geçirilen Çocuk Acil Servisi’nin; ilçemize, evlatlarımıza ve tüm hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyoruz” Dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/%C3%87ekmek%C3%B6y%E2%80%99e%20%C3%87ocuk%20Acil%20M%C3%BCjdesi-1.jpg" style="height:600px; width:600px" /></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 31 Dec 2025 19:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimbolgehaber.com/images/haberler/2025/12/cekmekoye-cocuk-acil-mujdesi-1767197516.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Cumhurbaşkanı Erdoğan Medistate Çekmeköy Hastanesi Açılışını Yaptı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/cumhurbaskani-erdogan-medistate-cekmekoy-hastanesi-acilisini-yapti-1108</link>
                <guid>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/cumhurbaskani-erdogan-medistate-cekmekoy-hastanesi-acilisini-yapti-1108</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Medistate Çekmeköy Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, "Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki, insanı merkeze alan siyasetimizin en güzel örneklerinden biri sağlıktır. Göreve geldiğimiz ilk günden beri sağlığı temel insan hakkı olarak gördük" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Cumhurbaşkanı Erdoğan, Medistate Çekmeköy Hastanesi Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, her açıdan donanımlı ve modern bir hastaneyi İstanbul'a kazandırmanın heyecanını paylaşmak üzere bir arada bulunduklarını söyledi.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Medistate Çekmeköy Hastanesi'nin ilçeye, İstanbul'a ve İstanbullulara hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 150 hasta yatağı kapasiteli hastanede 16 genel, 13 yenidoğan yoğun bakım ünitesi, 43 poliklinik, dört diş polikliniği, yedi ameliyathane, kapsamlı acil servis ile fizik tedavi ve rehabilitasyon ünitesi bulunduğunu aktardı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/Cumhurba%C5%9Fkan%C4%B1%20Erdo%C4%9Fan%20Medistate%20%C3%87ekmek%C3%B6y%20Hastanesi%20A%C3%A7%C4%B1l%C4%B1%C5%9F%C4%B1n%C4%B1%20Yapt%C4%B1%20(6).jpg" style="height:550px; width:774px" /></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Cumhurbaşkanı Erdoğan, hastanede ayrıca nükleer tıp ve nükleer tedavi gibi kritik hizmetlerin sunulacağı onkoloji merkezinin mevcut olduğunu, inşa edilecek 50 yataklı Nörolojik Bilimler Merkezi ile hastanenin yatak kapasitesinin 200'e çıkacağını belirtti.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Söz konusu hastanede sağlık hizmeti alacaklara şimdiden acil şifalar temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada görev yapacak doktorlara, hemşirelere, diğer sağlık çalışanları ve idari personele Cenabı Allah’tan başarı diledi.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Cumhurbaşkanı Erdoğan, hastanenin kurulmasında ve faaliyete geçmesinde emeği geçenlere teşekkür ederek, "Burada bir hususun altını öncelikle çizmek istiyorum. Ülkeye hizmetin devleti özeli olmaz. Türkiye'nin gelişmesine, kalkınmasına, Türkiye Yüzyılı hedeflerine bir adım daha yaklaşmasına katkı yapan her türlü çaba takdire şayandır. Eskiden olduğu gibi sermayeyi renklerine göre tasnif etmeyen, yatırımcılar arasında yerli yabancı ayrımına gitmeyen, ülkenin hayrına olacak her işi, her projeyi destekleyen bir iktidar olarak bu yatırımları çok kıymetli görüyoruz. Özellikle sağlık alanında vatandaşlarımızın kaliteli sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştıran her türlü çabayı takdirle karşılıyoruz" diye konuştu.</p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/Cumhurba%C5%9Fkan%C4%B1%20Erdo%C4%9Fan%20Medistate%20%C3%87ekmek%C3%B6y%20Hastanesi%20A%C3%A7%C4%B1l%C4%B1%C5%9F%C4%B1n%C4%B1%20Yapt%C4%B1%20(3).jpg" /></p>

<p>"<strong>SAĞLIK ALANINDA ARTIK FARKLI BİR LİGİN OYUNCUSUYUZ</strong>"</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bunun ne kadar isabetli bir yaklaşım olduğunu pek çok kez gördüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, etkileri hâlen atlatılamayan küresel bir salgının yaşandığını, tüm dünyayı kasıp kavuran ve milyonlarca insanın hayatını kaybettiği bu salgının ülkelerin hem ekonomisini hem de sağlık sistemini test ettiğini anlattı.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık sistemi zayıf olan ülkelerin salgın döneminde ağır bedeller ödediğini vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Senelerdir bize örnek gösterilen, muhalefetin hâlâ öve öve bitiremediği Avrupa'da hangi trajik sahnelerin yaşandığını hepimiz hatırlıyoruz. Türkiye, son asrın en büyük sağlık krizi olan koronavirüs salgınını en iyi yöneten ülkelerden biri oldu. Bu süreçte kamu-özel fark etmeksizin sağlık altyapısının önemini hepimiz bizzat tecrübe ettik. Devlet ve şehir hastanelerimizle birlikte özel sağlık kuruluşlarımız salgını başarıyla yönetmemizde gerçekten kritik roller üstlendi. 6 Şubat depremlerinde de benzer durumlarla karşılaştık. Acil afet durumlarında özel hastanelerimiz Sağlık Bakanlığımızın yürüttüğü koordinasyonla ciddi yük aldı. Buradaki hizmet bedelleri devletimiz tarafından karşılanarak en iyi sağlık hizmetini ilave maddi bir külfet oluşturmadan halkımıza sunduk."</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Türkiye'nin bu alanda öncü ve örnek bir ülke olduğunu son yıllarda defalarca gösterdiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sağlık alanında artık farklı bir ligin oyuncusuyuz. Bundan da ülkemiz adına kıvanç duyuyoruz. Şimdi biz böyle konuşunca nedense birileri rahatsız oluyor. Ülkemizde hangi alanda olursa olsun özel teşebbüs deyince hemen eleştiri oklarını çeken, hemen saldırıya geçen bir kesim var. 1960 ve 70'lerin jargonlarına hapsolmuş bu çevreler, güya kamuculuk adına son derece yanlış bir şekilde her türlü özel girişime karşı çıkıyorlar" ifadelerini kullandı.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Cumhurbaşkanı Erdoğan, özel sektörün, okul, hastane, kamuyla işbirliği içinde yol, köprü ve havalimanı yaptığını anlattı.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bir kesim tarafından bunların anında kötülenmeye başlandığını, bu kesimin makul, mantıklı, pratik ve sürdürülebilir hiçbir öneri de getirmediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu kesimin Türkiye'nin ufkunu açacak, ekonomilerine katma değer sağlayacak, millete ve memlekete faydası dokunacak hiçbir projelerinin, fikirlerinin olmadığını dile getirdi.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Cumhurbaşkanı Erdoğan, 23 yıl boyunca attıkları her adımda, hayata geçirdikleri her eserde özel sektörle işbirliği içinde ülkeye kazandırdıkları her yatırımda, bunlarla çok sık muhatap olduklarını ifade ederek, "Nasıl elinde çekiç olan her şeyi çivi görürse, bunlar da her konuyu getirip bir şekilde özel teşebbüs düşmanlığına bağladılar. Oysa asıl kamuculuk sermaye düşmanlığı yapmak değil, gerektiğinde özel sektörle el ele verip kamu yararına değer üretmek, halkın hayatını daha güvenli, daha huzurlu hâle getirmek, temel hizmetleri en uygun şekilde en üst kalitede vatandaşına sunabilmektir" diye konuştu.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Mesela, 2002 öncesi gibi sağlık hizmeti almak eğer bir çileye dönüşmüşse, böyle bir sistemde ne kamuculuktan ne sosyal devletten söz edilebilir. Aynı şekilde belediye kaynakları talan ediliyor, halkın parası, rantçıların, yolsuzların, yandaşların cebine akıyor, bunun da tüm faturasını daha fazla trafik, daha fazla eziyet, daha az hizmetle sokaktaki vatandaş ödüyorsa, orada da bunların hiçbiri yoktur, tam tersine çok büyük bir soygunu vardır" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/Cumhurba%C5%9Fkan%C4%B1%20Erdo%C4%9Fan%20Medistate%20%C3%87ekmek%C3%B6y%20Hastanesi%20A%C3%A7%C4%B1l%C4%B1%C5%9F%C4%B1n%C4%B1%20Yapt%C4%B1%20(2).jpg" style="height:375px; width:500px" /></p>

<p><strong>“TÜRKİYE VATANDAŞINA KESİNTİSİZ SAĞLIK HİZMETİ SUNAN BİR ÜLKEDİR”</strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" düsturuyla son 23 yıldır kimseyi ayırmadan çalıştıklarını, çabaladıklarını ve 86 milyona aşkla hizmet ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki insanı merkeze alan siyasetimizin en güzel örneklerinden biri sağlıktır" dedi.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Cumhurbaşkanı Erdoğan, göreve geldikleri ilk günden beri sağlığı temel insan hakkı olarak gördüklerini, parası olanın değil ihtiyacı olanın sağlık hizmetine eriştiği bir sistemi ülkeye kazandırdıklarını belirterek, şöyle devam etti: "Sağlık hizmetlerinin standardını sadece belirli bir kesim için, sadece belirli bir bölge için değil, tüm Türkiye'de yukarı çektik. Aile hekimliği sistemimizle devlet hastanelerimiz, şehir hastanelerimiz, özel hastaneler ve üniversite hastanelerimizle çok güçlü bir altyapı oluşturduk. Bakınız bugün Türkiye, toplam 1539 sağlık kuruluşu, 270 binin üzerinde yatak kapasitesi ve 49 bine yaklaşan yoğun bakım yatağıyla vatandaşına kesintisiz sağlık hizmeti sunan bir ülkedir. Sadece İstanbul'da, son 23 yılda, 35 yeni hastane, mevcut hastanelere 24 ek hizmet binası ile 18 güçlendirme çalışmasıyla toplam 77 hastane inşa ettik. Hastane yapmakla yetinmedik. 12 ağız ve diş sağlığı merkezi, 103 birinci basamak sağlık tesisi, son 5 yılda üçü şehir hastanesi olmak üzere 7 büyük hastaneyle İstanbul'un sağlık yükünü hafiflettik."</p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/Cumhurba%C5%9Fkan%C4%B1%20Erdo%C4%9Fan%20Medistate%20%C3%87ekmek%C3%B6y%20Hastanesi%20A%C3%A7%C4%B1l%C4%B1%C5%9F%C4%B1n%C4%B1%20Yapt%C4%B1%20(7).jpg" style="height:550px; width:692px" /></p>

<p><strong>"TÜRKİYE'DE BİR GÜNDE 3 MİLYON MUAYENE GERÇEKLEŞTİRİYORUZ"</strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete hazır hastanenin bağlantı yollarını yapmaktan bile aciz olanlara rağmen bunları başardıkları vurgulayarak, "İstanbul'da sağlık yatırımlarımızın toplam bedeli 170 milyar lirayı buldu. Hâlihazırda devam eden 37 projemiz tamamlandığında inşallah bu rakam 250 milyar liraya çıkacak" bilgisini paylaştı.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sağlıkta kilit noktanın personel olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul'da toplam hekim sayısını yüzde 134, ebe hemşire sayısını yüzde 311 oranında artırdık. Bugün Türkiye genelinde 234 bini hekim 264 bini hemşire olmak üzere toplam 1 milyon 470 bin sağlık çalışanımız, İstanbul'da ise 52 bine yakın hekimimiz 51 bini aşkın ebe ve hemşiremiz milletimize hizmet veriyor. Bu güçlü insan kaynağıyla yıllık muayene sayısını Türkiye genelinde 1 milyarın üzerine, İstanbul'da ise 170 milyonun üstüne çıkardık. Türkiye'de bir günde 3 milyon muayene gerçekleştiriyoruz. Ayrıca İstanbul'da 79 bin vatandaşımıza evde sağlık hizmeti ulaştırıyoruz" diye konuştu.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu yatırımlar neticesinde ülkenin ve İstanbul'un sağlık turizminde ciddi bir ivme yakaladığını gördüklerini dile getirdi.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Daha önce vatandaşların daha kaliteli teşhis ve tedavi için yurt dışına giderken, bugün ise dünyanın her yerinden insanların Türkiye'ye geldiğini, her yıl milyonlarca misafirin hastalığının şifasını Türkiye'de aradığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2025'in üçüncü çeyrek verilerine göre yılın ilk 9 ayında sağlık hizmeti almak amacıyla ülkemizi ziyaret eden kişi sayısı 1,1 milyona ulaştı. Sağlık turizmi gelirimiz ise 2 milyar 200 milyon dolara yaklaştı. Saç ekimi başta olmak üzere estetikle ilgili birçok alanda İstanbul adeta bir marka hâline geldi" dedi.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların gelecek açısından umut verici rakamlar olduğunu söyleyerek, bu yoğun teveccühün doğru yönetilmesinin de önemli olduğuna dikkati çekti.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sağlık hizmetinin doğrudan insan hayatına taalluk eden bir mesele olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ihmalin, özensizliğin, tedbirsizliğin veya hatanın bedelini, kişinin burada ya yaşamını ya da sağlığını kaybederek ödediğini aktardı.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Cumhurbaşkanı Erdoğan, nitekim buna dair müessif haberlere zaman zaman rastladıklarını söyleyerek, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Hükûmet olarak sağlık hizmetlerinin sunumunda kara düzen çalışan kim varsa, tespit ettiğimiz an gözünün yaşına bakmıyoruz. 'Daha fazla para kazanacağız.' diye kimse ülkemizin itibarına zarar veremez, vatandaşlarımızın ve misafirlerimizin sağlığını tehlikeye atamaz. Açgözlü muhterislerin Türkiye'nin giderek büyüyen sağlık turizmine gölge düşürmemesi için ne yapılması gerekiyorsa yapıyoruz ve yapacağız. Bakınız, sağlığa dair hususlarda bizim prensibimiz şudur. Milletimizin her bir ferdi birinci sınıf vatandaştır. Dolayısıyla sağlık başta olmak üzere her alanda birinci sınıf hizmete layıktır. Devlet üniversite, özel ayrımı yapmadan söylüyorum, hastanelerimizin 23 senede kat ettiği mesafe gerçekten göz kamaştırıcıdır. Pek çok ülkenin kendisine uyarlamak için gelip incelediği, vatandaşımızın her fırsatta memnuniyetini dile getirdiği bir sağlık sistemimiz var. İnşallah bunu güçlendirecek, vatandaşlarımızdan gelen talep, öneri, tespit ve eleştirilere göre geliştirecek, çok daha iyi seviyelere taşıyacağız. Bunu da kamu özel, hep beraber yapacağız."</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Açılışını yaptıkları hastanenin hayırlı, uğurlu olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Medistate Sağlık Grubu ile birlikte özel sektörden bu alana yatırım yapan tüm kuruluşlara ülkesi ve milleti adına teşekkür ederek, hastane çalışanlarına başarı temennisinde bulundu.</p>

<p>Yapılan duanın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, protokol üyeleri ve hastane personeliyle açılış kurdelesini kesti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/Cumhurba%C5%9Fkan%C4%B1%20Erdo%C4%9Fan%20Medistate%20%C3%87ekmek%C3%B6y%20Hastanesi%20A%C3%A7%C4%B1l%C4%B1%C5%9F%C4%B1n%C4%B1%20Yapt%C4%B1%20(4).jpg" style="height:550px; width:664px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 27 Dec 2025 22:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimbolgehaber.com/images/haberler/2025/12/cumhurbaskani-erdogan-medistate-cekmekoy-hastanesi-acilisini-yapti-1766865421.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hedef Klinik 3. Şubesini Çekmeköy’de Açtı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/hedef-klinik-3-subesini-cekmekoyde-acti-1096</link>
                <guid>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/hedef-klinik-3-subesini-cekmekoyde-acti-1096</guid>
                <description><![CDATA[Diş hekimleri Yunus Emre Kılıç, Mehmet Yıldız ve Ömer Barış Çelik’in ortak kuruluşu Hedef Klinik Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği, 3. şubesini Çekmeköy Taşdelen’de açtı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;Alanında uzman diş hekimleri Yunus Emre Kılıç, Mehmet Yıldız ve Ömer Barış Çelik’in ortak kuruluşu Hedef Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği, 3. şubesini Çekmeköy Taşdelen’de bugün gerçekleştirdiği görkemli bir törenle hizmete açtı. Murat Doğan’ın sunumunu yaptığı açılış törenine; Ordu Dernekler Federasyonu ORDEF Onursal Başkanı Celalettin Dervişoğlu, CHP Çekmeköy İlçe Başkanı Haydar Arslan ve ilçe yöneticileri, Belediye Meclis Başkanvekili Bora Kılıç, AK Parti İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Erol Kotan, belediye meclis üyeleri Nurdan Karaçay Keçeci, Abdulkadir Kacemer ve Ayşe Ülgü Çevik, muhtarlar, STK temsilcileri , basın mensupları ve çok sayıda davetli katıldı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/Hedef%20Klinik%203_%20%C5%9Eubesini%20%C3%87ekmek%C3%B6y%E2%80%99de%20A%C3%A7t%C4%B1%20(1).jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Açılışta konukları selamlayan kurum sahiplerinden Ömer Barış Çelik, ilk kliniği 2019’da Ümraniye’de sonraki kliniği 2022’de yine Ümraniye’de açtıklarını ifade ederek; “Bugün de 3. kliniğimizi Çekmeköy Taşdelen’de siz değerli dostlarımızın katılımıyla gerçekleştirdiğimiz açılışa hizmete sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Ağız ve diş sağlığının insan yaşamındaki önemine vurgu yapan Çelik, “Biz de bu bağlamda son teknolojileri takip ederek hastalarımıza ve danışanlarımıza en kaliteli hizmeti vermeyi hedefliyoruz. Başından beri bana bu yolda eşlik eden ortaklarım Mehmet Yıldız ve Yunus Emre Kılıç’a da ayrıca teşekkür ediyorum. Yeni kliniğimizin herkese hayırlı olmasını diliyorum” dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/Hedef%20Klinik%203_%20%C5%9Eubesini%20%C3%87ekmek%C3%B6y%E2%80%99de%20A%C3%A7t%C4%B1%20(6).jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; ORDEF Onursal Başkanı Celalettin Dervişoğlu ve Belediye Meclis Başkanvekili Bora Kılıç da yaptıkları konuşmalarda Hedef Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği’nin yeni şubesiyle bölgeye hayırlı ve uğurlu olmasını dilediler. Daha sonra konuklar hep birlikte yeni şubenin açılış kurdelesini dualar eşliğinde kesti ve kliniğin son teknolojik donanıma sahip odalarını inceleyerek verilen hizmetlere ilişkin bilgiler aldı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/Hedef%20Klinik%203_%20%C5%9Eubesini%20%C3%87ekmek%C3%B6y%E2%80%99de%20A%C3%A7t%C4%B1%20(4).jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/Hedef%20Klinik%203_%20%C5%9Eubesini%20%C3%87ekmek%C3%B6y%E2%80%99de%20A%C3%A7t%C4%B1%20(5).jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/Hedef%20Klinik%203_%20%C5%9Eubesini%20%C3%87ekmek%C3%B6y%E2%80%99de%20A%C3%A7t%C4%B1%20(2).jpg" style="height:599px; width:800px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/Hedef%20Klinik%203_%20%C5%9Eubesini%20%C3%87ekmek%C3%B6y%E2%80%99de%20A%C3%A7t%C4%B1.jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 16 Nov 2025 17:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimbolgehaber.com/images/haberler/2025/11/hedef-klinik-3-subesini-cekmekoyde-acti-1763302889.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çekmeköy’de 8 Yeni Aile Sağlığı Merkezi Yapılacak</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/cekmekoyde-8-yeni-aile-sagligi-merkezi-yapilacak-1095</link>
                <guid>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/cekmekoyde-8-yeni-aile-sagligi-merkezi-yapilacak-1095</guid>
                <description><![CDATA[Çekmeköy Belediyesi ile Sağlık Bakanlığı iş birliğinde ilçeye kazandırılacak 8 adet 1. basamak Aile Sağlığı Merkezi projesi için toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda, vatandaşların temel sağlık hizmetlerine daha kolay erişebilmesi için yapılacak yatırımlar ele alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sağlık Bakanlığı ve Çekmeköy Belediyesi iş birliğiyle, ilçeye kazandırılacak 8 adet 1. basamak Aile Sağlığı Merkezi projesi kapsamında değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, projelerin planlama süreci, uygulanacağı mahalleler ve ilçede sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmaya yönelik çalışmalar ele alındı. Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıya; Sağlık Bakanlığı Sağlık Yatırımları Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Söyler, Sağlık Bakanlığı Sağlık Yatırımları Daire Başkanı Yusuf Durnagöl, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Yatırımlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Umut Dalmazadam, İl Sağlık Müdürlüğü Yatırımlar Birim Sorumlusu Mehmet Sönmez, Çekmeköy İlçe Sağlık Müdürü Dr. Sait Aktaş, Çekmeköy Belediye başkan yardımcıları ve ilgili birim müdürleri katıldı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/%C3%87ekmek%C3%B6y%E2%80%99de%208%20Yeni%20Aile%20Sa%C4%9Fl%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Merkezi%20Yap%C4%B1lacak%20(2).jpg" style="height:406px; width:800px" /></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Toplantıda, ilçeye kazandırılacak 8 adet 1. basamak Aile Sağlığı Merkezi’nin yapılacağı mahalleler, proje süreçleri ve iş birliği esasları ele alındı. Proje kapsamında inşa edilecek merkezlerin, temel sağlık hizmetlerine ihtiyaç duyulan bölgelerde hayata geçirilmesi planlanıyor.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Çekmeköy Belediyesi ile Sağlık Bakanlığı arasında yürütülecek bu iş birliği sayesinde ilçede sağlık altyapısının güçlendirilmesi, vatandaşların sağlık hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması ve yaşam kalitesinin artırılması hedefleniyor.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez, “Halkımıza daha erişilebilir, nitelikli ve güçlü bir sağlık hizmeti sunmak için çalışmalarımızı Sağlık Bakanlığımız ile eşgüdüm içerisinde, büyük bir titizlikle sürdürüyoruz. Sağlık Bakanlığımıza, İstanbul İl Sağlık Müdürlüğümüze ve tüm değerli yöneticilerimize katkı ve destekleri için teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 13 Nov 2025 18:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimbolgehaber.com/images/haberler/2025/11/cekmekoyde-8-yeni-aile-sagligi-merkezi-yapilacak-1763047092.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sıcak Çarpması Hayati Tehlike Oluşturabilir!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/sicak-carpmasi-hayati-tehlike-olusturabilir-1021</link>
                <guid>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/sicak-carpmasi-hayati-tehlike-olusturabilir-1021</guid>
                <description><![CDATA[Prof. Dr. Özgür Karcıoğlu, aşırı sıcakların yol açabileceği sağlık risklerine karşı vatandaşları uyardı. Karcıoğlu, sıcak çarpmasının yalnızca bayılma değil, kalp krizi ve bilinç kaybı gibi ciddi komplikasyonlara da neden olabileceğini belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yaz aylarında artan sıcaklıklar, özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik rahatsızlığı olan bireyler için büyük bir tehdit oluşturuyor. İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden Acil Tıp Uzmanı <strong>Prof. Dr. Özgür Karcıoğlu</strong>, sıcakla ilgili rahatsızlıkların ciddiyetini gazeteci <strong>Tevfik Erk</strong>’e değerlendirdi.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kamuoyunda “sıcak çarpması” olarak bilinen rahatsızlığın aslında üç ayrı evrede incelendiğini belirten Karcıoğlu, “En hafif tablo sıcaklık baygınlığıdır. Susuzluk ve halsizlikle kendini gösterir. Sıcak bitkinliğinde ise huzursuzluk, sersemlik ve geçici bilinç kaybı görülebilir. En ağır tablo olan sıcak çarpmasında vücut ısısı 40°C'nin üzerine çıkar, kişi koma, nöbet ve hayati tehlikeyle karşı karşıya kalabilir” dedi.</p>

<p><strong>Açık havada çalışanlar için kritik öneriler</strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Fırın işçileri, inşaat çalışanları ve plaj görevlileri gibi güneş altında uzun süre kalan meslek gruplarında sıcak kaynaklı böbrek hastalıklarının da yaygın olduğuna dikkat çeken Karcıoğlu, “Bu kişiler susama hissini beklemeden düzenli olarak bol sıvı tüketmeli. Mümkünse gölgede dinlenmeli ve günün en sıcak saatlerinde çalışmaktan kaçınılmalıdır” diye konuştu.</p>

<p><strong>Kimler daha çok etkileniyor?</strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Uç yaş grupları (bebekler, küçük çocuklar ve yaşlılar), kalp ve tansiyon hastaları, yalnız yaşayan bireyler ile diyabet ve epilepsi gibi kronik rahatsızlıkları olanların sıcak havalarda çok daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Karcıoğlu, özellikle ilaç kullananların sıvı dengesine özen göstermesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Evde kalanlar için serinleme yöntemleri</strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sıvı tüketiminin önemine değinen Karcıoğlu, “İdrarın rengi su gibi olmalı. Bu, yeterince sıvı aldığımızın göstergesidir. Çay ve kahve gibi içecekler idrar söktürücü olduğu için su kaybını artırabilir. Bu nedenle su, maden suyu ve dengeli mineralli içecekler tercih edilmelidir. Sebze ve meyve tüketimi de bu açıdan faydalıdır” dedi.</p>

<p><strong>“Terinizi silmeyin, buharlaşmasına izin verin”</strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Prof. Dr. Karcıoğlu, vücudun doğal soğutma mekanizması olan terlemenin önemine de dikkat çekti: “Her bir gram terin buharlaşması, cilt yüzeyinden 600 kalori alır. Bu da serinlememizi sağlar. Terimizi sürekli silmek, bu süreci engeller. Aşırı terlemedikçe silmeyin, hatta ara sıra ıslak mendille vücudu nemlendirmek daha faydalı olur.”</p>

<p><strong>Soğuk duş değil, ılık duş alınmalı</strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sıcaklardan bunalanların serinlemek için soğuk duşa yöneldiğini belirten Karcıoğlu, “Soğuk suyla temas eden vücutta damarlar büzüşür ve ısıyı dışarı atmak zorlaşır. Bu yüzden serinlemek için ılık duş daha etkili ve sağlıklıdır” önerisinde bulundu.</p>

<p><strong>Deniz kenarı doğru bir tercih olabilir ama dikkatli olunmalı</strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Karcıoğlu, deniz kenarlarının şehir merkezine göre daha serin olduğunu ve suya erişim sayesinde vücut ısısının dengelenebileceğini belirtti. Ancak özellikle çocuklar, yaşlılar ve epilepsi hastalarının boğulma riskine karşı çok dikkatli olması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>“Havalar sıcak, ondandır” demeyin!</strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bazı vatandaşların sıcak havadaki bayılma ve halsizlik durumlarını hafife aldığına dikkat çeken Karcıoğlu, “Bu tür belirtiler kalp krizi veya beyin kanaması gibi ciddi rahatsızlıkların habercisi olabilir. Bilinç değişikliği, düzensiz nabız ve tansiyon oynamaları varsa vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalı” uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>Vatandaşlara çağrı:</strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “Bol su için, güneşte uzun süre kalmayın, 15 dakikadan fazla doğrudan güneşe maruz kalmayın, gece ve sabah saatlerinde dışarı çıkmayı tercih edin, sık ve ılık duş alın.”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 15 Aug 2025 15:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimbolgehaber.com/images/haberler/2025/08/sicak-carpmasi-hayati-tehlike-olusturabilir-1755261894.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İstanbul Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi Açıldı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/istanbul-fizik-tedavi-ve-rehabilitasyon-egitim-ve-arastirma-hastanesi-acildi-979</link>
                <guid>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/istanbul-fizik-tedavi-ve-rehabilitasyon-egitim-ve-arastirma-hastanesi-acildi-979</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Sağlık hizmetlerinin her boyutunda 22 sene öncesine kıyasla gerçekten büyük mesafe katettik. Bunu da çoğu zaman şehir hastanelerimiz gibi, sağlık yatırımlarını israf olarak gören müzmin muhalif zihniyete rağmen başardık” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bahçelievler’deki İstanbul Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'un yanı sıra Türkiye'nin 81 ilinde görev yapan sağlık çalışanlarına, sağlık hizmeti sunmak için gösterdikleri fedakârca gayret dolayısıyla teşekkür etti.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün resmî açılışı yapılan hastanenin İstanbul'a, Türkiye'ye ve millete hayırlı olması temennisinde bulunarak, "Bu güzel eserin İstanbul'umuza kazandırılmasında emeği geçen Sağlık Bakanlığımız başta olmak üzere yüklenici firmamıza, işçilerimize, mimarlarımıza, mühendislerimize yürekten teşekkür ediyorum" ifadesini kullandı.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hastanede görev yapan tüm sağlık personeline kolaylıklar ve başarılar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul'u modern sağlık tesisleriyle donatmaya devam ediyoruz. Biliyorsunuz bundan bir ay önce Bağcılar'da 400 yataklı Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanemizi hizmete almıştık. Böylece Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanemizin yatak kapasitesini 900'e çıkardık. Bugün de bir başka muhteşem ve muazzam sağlık yatırımının resmî açılışını gerçekleştiriyoruz" dedi.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı yapılan hastanenin özelliklerine ilişkin şunları kaydetti: "İstanbul Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanemiz toplam 102 bin 500 metrekare kapalı alana sahip. Hastanemizde altısı yoğun bakım olmak üzere toplam 705 yatak bulunuyor. Bu yatakların 657'si nitelikli yatak sınıfındadır. Hastanemizde 88 poliklinik odamız mevcut. 75'i uzman hekim olmak üzere toplam 160 hekimimiz ve 324 hemşiremiz, hastanemizde görev yapıyor. Eğitim araştırma hastanesi olan sağlık tesisimizde üçü eğitim kliniği olmak üzere toplam 19 klinikte sağlık hizmeti sunulacak. Ayrıca 36 yataklı palyatif bakım ünitesi, engelli spor salonu, GETAP merkezi, robotik rehabilitasyon ünitesi bulunan bu hastanemizde vatandaşlarımız birçok alanda özellikli sağlık hizmeti alacak. Toplam 570 araçlık otoparkıyla her ihtiyacın düşünüldüğü hastanemizin İstanbul'umuza, Bahçelievler'imize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum."</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002 yılında iktidar sorumluluğunu üstlenirken Türkiye'yi dört sütun üzerinde yükselteceklerinin sözünü verdiklerini, bunların da eğitim, sağlık, güvenlik ve adalet olduğunu ifade etiklerini söyledi.</p>

<p><strong>“SAĞLIK, BİZDEN ÖNCE MİLLETİMİZİN EN FAZLA ŞİKÂYET ETTİĞİ ALANLARDAN BİRİYDİ”</strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bugün geriye dönüp baktıklarında millete verdikleri sözü tutmuş olmanın bahtiyarlığını yaşadıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sadece bu alanlarda değil, bir başlıkta Türkiye'yi hayal dahi edilemeyecek seviyelere getirdik. Sağlık, bizden önce milletimizin en fazla şikâyet ettiği alanlardan biriydi. Hatırlayın, gerek Sosyal Güvenlik Sistemi, gerek altyapı, gerek donanım noktasında sağlık sistemimiz adeta dökülüyordu. Sorunlar yumağı içinde kaybolmuş sağlık hizmetinin her iki tarafını da bizar eden, bıktıran, bunaltan karmaşık bir sistem vardı. Ne demek istediğimi yaşı özellikle 35, 40'ın üzerinde olan vatandaşlarım gayet iyi bilir. Doktorunu bulmanın ayrı, ilacını temin etmenin ayrı dert olduğu o günleri iliklerine kadar yaşamış bir kardeşinizim. Bu mağduriyeti tıpkı benim gibi Türkiye'de hemen her vatandaşım gayet iyi bilir" ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/2025-05-17-Acilis-12.jpg" style="height:535px; width:800px" /></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlam girenin bile hasta çıktığı o yapıyı reforme etmek, kimi yerlerde kökten değiştirmek için çok mücadele ettiklerini belirterek, "Türkiye bugün, bırakın hastanelerde sunulan hizmetleri, 2 milyon 840 binin üzerinde vatandaşına evde sağlık hizmeti verebilen bir ülke hâline geldi. Hekim ve hemşire sayısından, emar, tomografi, diyaliz gibi ultrasonografi gibi kritik araç gereçlere kadar her alanda çok büyük artışlara imza attık. Bakınız şurası da çok önemli. Eskiden bizim vatandaşlarımız yurt dışına sağlık hizmeti almaya gidiyordu. Şimdi ise yurt dışından, hatta dünyanın en zengin ülkelerinden milyonlarca kişi sağlık hizmeti almak için Türkiye'ye geliyor. Çam Sakura'ya geliyor" diye konuştu.</p>

<p><strong>“SAĞLIK TURİZMİ, ÜLKEMİZİN DÜNYADA ÖNE ÇIKTIĞI ALANLARDAN BİRİ OLDU”</strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;Sağlıkta kurdukları sistemin dünyanın pek çok ülkesi tarafından örnek alındığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Özellikle belli alanlarda Türkiye küresel bir destinasyona dönüştü. Sağlık turizmi, ülkemizin dünyada öne çıktığı alanlardan biri oldu. Hele hele burası, zira fizik tedavi imkânlarının en üst seviyede olduğu bu merkez, inanıyorum ki dünyanın birçok ülkesinden hastaların geldiği yer olacak. Türkiye sadece modern sağlık altyapısıyla değil, dünyanın en kapsamlı ve en düşük maliyetli genel sağlık sigortasıyla da takdir topluyor. İşsizinden öğrencisine kadar herkes bu sistemin kapsam alanı içine girdi. Sağlıkta daha burada sayamayacağımız nice gelişmenin en büyük şahidi, bizatihi milletimizin ta kendisidir" sözlerini sarf etti.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı durumun İstanbul için de geçerli olduğunu dile getirerek, şunları söyledi: "Şehrimizin yatak kapasitesini 19 bin 715'ten aldık, yüzde 56 artırarak 30 bin 726'ya yükselttik. Özel ve üniversite hastanelerini dâhil ettiğimizde toplam yatak kapasitemiz 45 bin 481'e çıkıyor. Kamu olarak yılsonunda toplam 10 bin 582 yatağı daha inşallah İstanbulluların istifadesine sunacağız. Planlama aşamasında ise 16 bin yatak kapasiteli 23 sağlık tesisimiz var. Bunları inşallah süratle İstanbullu kardeşlerimizin emrine vereceğiz. Bir diğer başarımız da birinci basamak sağlık hizmetlerinde 2002'de, İstanbul'da 217 sağlık ocağı bulunuyordu. Bu sağlık ocaklarında ise yalnızca 762 hekim çalışıyordu. Bugün İstanbul genelinde 1147 aile sağlığı merkezimiz var, buralarda çalışan aile hekimi sayımız ise 4 bin 264'e ulaştı. İstanbul genelindeki kamu uzman hekim mevcudumuz ise son 22 yılda 4 bin 141'den 9 bin 506'ya çıktı. Kamuda çalışan hemşire sayısı ise aynı şekilde 7 bin 104'ten 25 bin 570'e ulaştı."</p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/2025-05-17-Acilis-10.jpg" style="height:512px; width:800px" /></p>

<p><strong>“SAĞLIK HİZMETLERİNİN KAPASİTESİNİ VE KALİTESİNİ YÜKSELTMEYE DEVAM EDECEĞİZ”</strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sağlık hizmetlerinin her boyutunda 22 sene öncesine kıyasla gerçekten büyük mesafe kat ettiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Bunu da çoğu zaman şehir hastanelerimiz gibi sağlık yatırımlarını israf olarak gören müzmin, muhalif zihniyete rağmen başardık. Sağlık tesislerinin yollarını yapmaktan aciz anlayışa, bu kadar hizmeti, yatırımı, eseri, tesisi milletimizin emrine amade kıldık. İşte bugün burada Kanuni Sultan Süleyman'ın o güzel ifadesiyle konuşuyorum: 'Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi. Olmaya devlet, cihanda bir nefes sıhhat gibi.' Yani bir sağlıklı nefese devleti ne yapıyor? Feda ediyor. Böyle bir anlayıştan buraya geldik. Böyle bir şuur. Dünyanın en büyük mutluluğunu işte biz bununla yaşadık. Bununla yaşıyoruz ve yaşamaya da devam edeceğiz. İnşallah attığımız bu adımlarla İstanbul'umuzda ve tüm Türkiye'de sağlık hizmetlerinin kapasitesini ve kalitesini yükseltmeye devam edeceğiz."</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapılan her yatırımın, inşa edilen her tesisin, yapılan her keşfin kendilerini Türkiye Yüzyılı'na bir adım daha yaklaştırdığını aktardı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/2025-05-17-Acilis-06.jpg" style="height:538px; width:800px" /></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hastanenin İstanbul'a kazandırılmasında emeği geçenlere, sağlık çalışanlarına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık hizmeti alacaklara Allah'tan şifa diledi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 19 May 2025 01:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimbolgehaber.com/images/haberler/2025/05/istanbul-fizik-tedavi-ve-rehabilitasyon-egitim-ve-arastirma-hastanesi-acildi-1747608185.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çekmeköy’de Doktor Açığı Vatandaşı Bezdirdi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/cekmekoyde-doktor-acigi-vatandasi-bezdirdi-942</link>
                <guid>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/cekmekoyde-doktor-acigi-vatandasi-bezdirdi-942</guid>
                <description><![CDATA[Çekmeköy’de Aile Sağlığı Merkezlerinde emekli olan doktorların yerine hala doktor atayamayan İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’ne ve Sağlık Bakanlığı’na vatandaşlar tepki veriyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çekmeköy"ün en büyük aile sağlığı merkezlerinden biri olan Çekmeköy 1'nolu aile sağlığı merkezine İstanbul il sağlık müdürlüğü bir türlü doktor ataması gerçekleştiremedi. Yedi doktorun olması gereken sağlık ocağında Dört doktor emekli olduktan sonra uzun süredir Üç doktor izin bile kullanmadan canla başla çalışarak hastalara bakmaya çalışıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/%C3%87ekmek%C3%B6y%E2%80%99de%20Doktor%20A%C3%A7%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Vatanda%C5%9F%C4%B1%20Bezdirdi%20(2).jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Aralık ayı içerisinde Dört doktorun emekli olması sonucunda boşalan yerlere, İstanbul il sağlık müdürlüğü kura açamayarak ve doktor ataması yapmayarak yüzlerce hastayı zor durumda bırakmaya devam ediyor. Çoğu yaşlı ve çocuk olan hastalar saatlerce bir doktora muayene olabilmeyi bekliyor. &nbsp;Sağlık ocağında tartışan ve bu duruma isyan eden vatandaşlar yetkililerin kendilerini bir bakıma duymazdan gelmesine çok kızıyorlar. Vatandaşlar “ il sağlık müdürlüğünde işi bilmeyen liyakatsiz insanlar mı görev yapıyor da buraya doktor atayamıyorlar hala, sanırsın ki Türkiye’nin en ücra köşesinde ki bir mezraya doktor bulmaya çalışıyorlar. Burası İstanbul’un göbeği buraya bile doktor atayamadılar ” diye yetkililere hem kızıyorlar, hem de bir an önce sıkıntının çözüme kavuşması için talepte bulunuyorlar</p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/%C3%87ekmek%C3%B6y%E2%80%99de%20Doktor%20A%C3%A7%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20Vatanda%C5%9F%C4%B1%20Bezdirdi%20(3).jpg" style="height:600px; width:800px" />…</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Vatandaşlar ayrıca sağlık ocağının binasının bakımsızlığından da şikayetçiler. Yıllardır binanın boyasız olduğunu ve duvarlarında ki dökülmeler in tamir edilmediğini söylüyorlar. Binanın Çekmeköy’e yakışmadığını&nbsp; ilçe sağlık müdürlüğü yada il sağlık müdürlüğü bir boya bile yaptıramıyorsa&nbsp; bile <strong>Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez</strong>’in ya da <strong>Çekmeköy Kaymakamlığının</strong> bu işe bir el atmasını rica ediyorlar.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 13 Feb 2025 18:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimbolgehaber.com/images/haberler/2025/02/cekmekoyde-doktor-acigi-vatandasi-bezdirdi-1739459028.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aysel Akar&#039;dan Anlamlı Sergi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/aysel-akardan-anlamli-sergi-912</link>
                <guid>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/aysel-akardan-anlamli-sergi-912</guid>
                <description><![CDATA[Çekmeköy’de ikamet eden Parkinson hastası Aysel Akar el emeği ürünlerinden oluşan sergi açarak, hastalığının bir engel teşkil etmediğine ve sosyal yaşamda yer alınabildiğine dikkat çekerek sergiden gelecek geliri de bir yardım kuruluşuna bağışlıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Çekmeköy Alemdağ Mahallesi Dekon Silva Sitesi sakinlerinden Parkinson hastası olan Aysel Akar ve kendisine destek veren site yönetim kurulu üyesi Nil Uçar ile birlikte güzel ve anlamlı bir etkinliğe imza attılar. Parkinson hastalarının da sosyal hayatlarına devam edebilecekleri ve başarılı işlere imza atabileceklerini göstermek ve hastalık hakkında toplumu bilinçlendirmek adına, yaptıkları el sanatları ürünleri sitelerinin sosyal tesislerinde açtıkları sergi ile gösterdiler.</p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/Aysel%20Akar'dan%20Anlaml%C4%B1%20Sergi%20(4).jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Parkinson hastalığının bilinenin aksine bir yaşlılık hastalığı olmadığını ve genç yaştada görülebildiğini söyleyen Aysel Akar kendisinin de bu hastalığa genç yaşta yakalandığını ve ozamanlar vücudunun hiçbir yerini kullanamadığını, tüm vücudunun bir bakıma donuk vaziyette olduğunu belirterek “&nbsp; İlk zamanlar bazı yanlış tedavilerle vaktim geçti sonradan yolum, &nbsp;Doç. Dr. Ali Zırh ile kesişti.&nbsp; 2017 senesinde geçirdiğim başarılı ameliyat sonrası beynime takılan pil sayesinde tamamen sosyal hayata dönüş yapabildim. Okuyamadığım okulları bitirdim. &nbsp;İSMEK kurslarında çeşitli kurslar alarak, sosyal hayattan hiç kopmadım. Bu hastalığı kabullendim ve ameliyat sonrası hastalığım yokmuş gibi yaşantıma devam edebiliyorum, bu hastalığın çaresi yokmuş zannedilmesin, halk bilinçlensin diye 2014 yılında kurduğumuz Beyin Pili Hastaları Derneği (Bey Pil Der) de başkan olarak birçok faaliyetler gösteriyoruz.” Dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/Aysel%20Akar'dan%20Anlaml%C4%B1%20Sergi%20(5).jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Akar; &nbsp;Bey Pil Der olarak 2018 tarihinde tüm Dünya’dan beyin pili ameliyatı geçirmiş 329 hastanın katılımı ile Şişli Cevahir Otel’de, Nisan ayında olan Dünya Parkinson farkındalık ayında &nbsp;Guinness Rekoru kırdıklarını belirtti.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Aysel Akar ve arkadaşlarının düzenlediği sergiye, Medipol Üniversitesi Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ali Zırh, Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Parkinson Hastalığı ve Hareket Bozuklukları&nbsp; Merkezi (Parmer) Müdürü Eda Kangal, &nbsp;PretaPr &nbsp;firması sahibi Dilara Kantemir Toros, Çekmeköy Trabzonlular Derneği Başkanı Ömer Lütfü Gürsoy ve çok sayıda site sakini katılarak ve &nbsp;alış veriş yaparak destek verdiler. Sergiden elde edilecek gelirin Çağdaş Yaşam Derneği üzerinden doğuda köyde yaşayan ve &nbsp;okumak isteyen kız çocuklarına ulaştırılacağı öğrenildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/Aysel%20Akar'dan%20Anlaml%C4%B1%20Sergi%20(2).jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/Aysel%20Akar'dan%20Anlaml%C4%B1%20Sergi%20(3).jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/Aysel%20Akar'dan%20Anlaml%C4%B1%20Sergi%20(1).jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/Aysel%20Akar'dan%20Anlaml%C4%B1%20Sergi%20(6).jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/Aysel%20Akar'dan%20Anlaml%C4%B1%20Sergi%20(7).jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/Aysel%20Akar%2C%20Do%C3%A7%20Dr%20Ali%20Z%C4%B1rh.jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;<strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; Aysel Akar ve Doç.Dr. Ali Zırh</strong></p>

<p><strong>Haber &amp; Foto: Ümit ŞENER</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 21 Dec 2024 17:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimbolgehaber.com/images/haberler/2024/12/aysel-akardan-anlamli-sergi-1734792962.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Alerjik Rinit En Sık Astımla Birlikte Görülüyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/alerjik-rinit-en-sik-astimla-birlikte-goruluyor-800</link>
                <guid>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/alerjik-rinit-en-sik-astimla-birlikte-goruluyor-800</guid>
                <description><![CDATA[Bahar aylarının gelmesiyle çoğalan polenler birçok alerjik hastalığın nedeni arasında yer alabilir.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11.0pt">Polenler bitkilerin çoğalmasına aracılık eden protein yapısındaki çiçek tozlarıdır ve alerjiye neden olur. Polenlere karşı alerji gelişiminde kişinin genetik yatkınlığının yanı sıra polenin alerjenik yapısı da etkilidir. Alerjiye en çok neden olan polenler küçük çaplı ve protein yapısı güçlü olanlardır. Bahar aylarının gelmesiyle çoğalan polenler birçok alerjik hastalığın nedeni arasında yer alabilir. Memorial Ataşehir ve Şişli Hastaneleri İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Bölümü’nden Prof. Dr. Zeynep Ferhan Özşeker, polen alerjileri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. </span></p>

<p><strong><span style="font-size:11.0pt">İlkbahar polenlerin en yoğun olduğu mevsimdir</span></strong></p>

<p><span style="font-size:11.0pt">Polenler ağaçların ve diğer bitkilerin çiçeklenme döneminde havaya saçılır. En sık bahar aylarında çoğalsalar da yıl boyu polen yayan bitkiler vardır. Özellikle Türkiye’de çok yaygın olan fındık ağacı şubat ayından itibaren polen yaymaya başlar ve nisan ortasına kadar devam eder. Huş ağacı da yine sık dikilen bir ağaçtır ve sıklıkla alerjik nezleye neden olur. Çayır-çimen polenleri ilkbaharda başlar ve sonbahar-kışa kadar havada olmaya devam eder. Tahıl polenleri baharda başlar ve yaz sonuna kadar şikayetlere neden olabilir. Servi ağaçları da ülkemiz için önemli bir alerjik polen kaynağıdır ve ilkbahardan kışa kadar polen yayar. Zeytin ağacı poleni ilkbaharın önemli alerji nedenidir. Pelin otu, yapışkan çam otu gibi yabani otlar ilkbahardan sonbahara kadar polen yayar ve yine ciddi alerjiye neden olur; bu polenlerin çapı küçük olduğundan saman nezlesi yani alerjik nezlenin yanı sıra astıma da neden olabilen tehlikeli polenlerdir. Sıklıkla neredeyse bütün polenlerin havada bulunduğu mevsim ilkbahardır.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:11.0pt">Polenler en sık alerjik rinite neden oluyor</span></strong></p>

<p><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Polenlere bağlı en sık gelişen alerjik hastalıklar alerjik rinit (bahar alerjisi, saman nezlesi), alerjik konjonktivit ve astımdır. </span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Nadir de olsa anafilaksi ismi verilen sistemik reaksiyon, poleniyle benzer alerjenik yapıya sahip olan meyveler de duyarlı kişilerde polen meyve sendromu ya da polen besin sendromu ismi verilen meyvenin yenilmesiyle ortaya çıkan dudak, dil ve boğazda şişme, ileri seviyede ise anafilaksi oluşabilir. </span></span><span style="font-size:11.0pt"><span style="font-family:&quot;Calibri&quot;,&quot;sans-serif&quot;">Alerjik rinit;</span></span></p>

<ul>
	<li><span style="font-size:11.0pt">Burunda akıntı, kaşıntı ve tıkanıklık,</span></li>
	<li><span style="font-size:11.0pt">Hapşırma,</span></li>
	<li><span style="font-size:11.0pt">Geniz akıntısı ve geniz kaşıntısı ile seyreden, burnun kronik bir hastalığıdır.</span></li>
</ul>

<p><strong><span style="font-size:11.0pt">Alerji testleri doğru tanı için önem taşıyor</span></strong></p>

<p><span style="font-size:11.0pt">Saman nezlesi ya da mevsimsel alerjik nezleye tanı koyarken hastanın şikayetlerinin ayrıntılı olarak dinlenmesi tanının ilk basamağıdır. Şikayetlerin aynı dönemlerde tekrar etmesi, burunda kaşıntı, hapşırık, akıntı, tıkanıklık, boğazda genizde kaşıntı, gözlerde kaşıntı sulanma kızarıklık olması bu şikayetlerin özellikle polen mevsimlerinde ortaya çıkması, iç ortamdan çok dış ortamda artması tanıda önemlidir. Hastanın hikayesi ile saman nezlesinden şüphelenildiyse ciltte ya da kandan alerji testleri yaparak tanıyı doğrulamak gerekir. Fizik muayenede burun içinin akut dönemde damarlarda artış, kronik dönemde soluk görünümü, nemli olması, burun konkaların şiş-ödemli olması, gözlerdeki kızarıklık, burun üstündeki çizgilenme, göz çevresinde renk koyulaşması gibi bulgular tanıda yardımcıdır.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:11.0pt">Astımı olanların yüzde 80’inde alerjik rinit görülüyor</span></strong></p>

<p><span style="font-size:11.0pt">Alerjik rinit sıklıkla astımla birlikte görülür. Alerjik rinitli hastaların yaklaşık %40’ında astım görülürken astımlı hastaların yaklaşık %80’ninde alerjik rinit vardır. Alerjik nezleyle birlikte öksürük, nefes darlığı, hırıltı-hışıltı, göğüste baskı hissi, sabaha karşı bu şikayetlerle uyanma varsa astımdan şüphelenmek gerekir ve mutlaka alerji hastalıkları ve göğüs hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır. </span></p>

<p><strong><span style="font-size:11.0pt">Polen alerjisi besin alerji sendromunu yol açabiliyor</span></strong></p>

<p><span style="font-size:11.0pt">Polen alerjisi olan hastalarda bazı meyve ve sebzeleri yemekle dudakta, dilde kaşınma-şişme meydana gelebilir, buna besin alerji sendromu denir. Polenlerle meyve-sebzelerin ortak alerjen yapısına bağlı olarak ortaya çıkar. Bazen bu durum çok daha şiddetli olabilir ve alerjinin en ağır şekillerinden olan anafilaksiyle neden olabilir. Örneğin; huş ağacı poleni alerjisi olan kişide elma, kabuklu yemişleri yemekle; lateks alerjisi olan kişide muz, ananas, kestane gibi besinler yendiğinde besin alerji sendromları oluşabilir. </span></p>

<p><strong><span style="font-size:11.0pt">Aşı tedavileri alerjiyi tamamen ortadan kaldırabiliyor</span></strong></p>

<p><span style="font-size:11.0pt">Alerjik rinit tedavisinde kullanılan ilaçlar genel olarak alerji belirtilerini gideren alerji hapları (antihistaminik ilaçlar) ve kortizon burun spreyleri, hem burun hem astım belirtileri için kullanılan lökotrien maddesini bloke eden montelukast içeren haplar, burun tıkanıklığını gideren burun spreyleri ve haplardır. Alerji aşıları ise alerjiyi tamamen ortadan kaldırabilen doğru uzmanlar tarafından uygulandığında alerjiyi tamamen iyileştirebilen tedavileridir. Covid-19 pandemisi nedeni ile maske kullanımı alerjik nezle şikayetlerini ve bu şikayetlerle alerji polikliniklerine baş vuran hasta sayısını azalttı, bu da maskenin polen alerjisinde koruyucu etkisini bir kez daha net olarak gösterdi.</span></p>

<p><strong><span style="font-size:11.0pt">Alerjik rinitten bu 6 öneri ile korunun </span></strong></p>

<p><span style="font-size:11.0pt">Her ülkenin her bölgenin kendine özel polen haritası olmalıdır ve kişi bu haritaya bakarak kendi şikayetlerinin ortaya çıktığı ve arttığı dönemi bilmelidir.<strong> </strong>Polen alerjisine bağlı alerjik rinitte alınacak tedbirler arasında şunlar yer alır;</span></p>

<ol>
	<li><span style="font-size:11.0pt">Özellikle rüzgarlı ve açık havalarda dışarı çıkarken maske, şapka, gözlük takılmalı,</span></li>
	<li><span style="font-size:11.0pt">Eve girildiğinde kıyafetler değiştirilmeli, duş alınmalı,</span></li>
	<li><span style="font-size:11.0pt">Rüzgarlı ve sıcak havalarda pencere açık uyunmamalı,</span></li>
	<li><span style="font-size:11.0pt">Ev sabah saatleri yerine öğleden sonra havalandırılmalı, rüzgarlı havalarda pencere açılmamalı,</span></li>
	<li><span style="font-size:11.0pt">Bahar aylarında araçla seyahat ederken camlar açılmamalı, iç ortam havası sirküle edilmeli,</span></li>
	<li><span style="font-size:11.0pt">Araçlarda mutlaka polen filtresi olmalı, bu filtrelerin bakımı ve değişimi düzenli yapılmalıdır.</span></li>
</ol>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/Prof_Dr_Ferhan_Zeynep_Ozseker.JPG" style="height:800px; width:722px" /></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 07 May 2024 11:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimbolgehaber.com/images/haberler/2024/05/alerjik-rinit-en-sik-astimla-birlikte-goruluyor-1715069431.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gaziantep Şehir Hastanesi’nin Büyük Başarısı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/gaziantep-sehir-hastanesinin-buyuk-basarisi-656</link>
                <guid>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/gaziantep-sehir-hastanesinin-buyuk-basarisi-656</guid>
                <description><![CDATA[Gaziantep Şehir Hastanesinin açılışının üzerinden geçen 35 günde 140 Bin hastaya bakarak büyük bir hizmet verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bakan Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından, Gaziantep Şehir Hastanesinin açılışının üzerinden geçen 35 günde verilen hizmetlere dair paylaşımda bulundu.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hastanede 35 günde 140 binin üzerinde hasta muayenesinin yapıldığını bildiren Koca, şu bilgileri verdi:</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; "Servislerde 2 bin 4, yoğun bakımlarda 1113 olmak üzere, toplam 3 bin 117 hasta yatarak tedavi gördü. 64 ameliyathaneye sahip olan Gaziantep Şehir Hastanesinde 3 bin 67 ameliyat yapıldı. Görüntüleme merkezinde 3 MR, 3 BT cihazı tam kapasiteyle çalışıyor. Çekimler üç gün içerisinde gerçekleştiriliyor."</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yanık merkezinin ilk günden beri aktif hizmet verdiğini ve genetik laboratuvarının da hasta kabulüne başladığını vurgulayan Koca, "Gaziantep Şehir Hastanemiz tekrar hayırlı olsun. Bugünkünden daha da iyi bir performansla daha nice günlere" ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Nov 2023 16:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimbolgehaber.com/images/haberler/2023/11/gaziantep-sehir-hastanesinin-buyuk-basarisi-1700486366.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye’nin En Donanımlı Taş Kırma Cihazı Çekmeköy’de</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/turkiyenin-en-donanimli-tas-kirma-cihazi-cekmekoyde-652</link>
                <guid>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/turkiyenin-en-donanimli-tas-kirma-cihazi-cekmekoyde-652</guid>
                <description><![CDATA[Geçtiğimiz aylarda açılışı gerçekleşen Çekmeköy Devlet Hastanesi Endroüroloji ve Taş Kırma Merkezi vatandaşlara hizmet vermeye devam ediyor. Çekmeköy Belediyesi katkıları hizmete alınan merkez, gün içerisinde onlarca vatandaşa şifa kaynağı oluyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Çekmeköy Belediye Başkanı Ahmet Poyraz’ın göreve geldiği ilk dönemde sözünü verip yoğun gayretleriyle ilçeye kazandırdığı Çekmeköy Devlet Hastanesi, yeni ve modern sağlık hizmetleriyle vatandaşlara hizmet vermeye devam ediyor.&nbsp; Bu hizmetlerden sadece biri olan Çekmeköy Devlet Hastanesi Endroüroloji ve Taş Kırma Merkezi; yoğun şekilde çalışıyor. Türkiye’de alanında en güncel, donanımlı ve güçlü cihazlar ile vatandaşlara hizmet veren merkezde, hastalar alanında uzman hekimlerin ve ekiplerinin uyguladığı tedavi ile 30-45 dakika içerisinde böbrek ve idrar yollarında yer alan taşlardan kurtuluyor. Merkez’de bulunan son teknoloji ESWL taş kırma cihazı; şok dalgaları kullanarak, anestezi uygulanmadan hastalara ağrısız ve sancısız tedavi olanağı sağlanıyor.</p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/turkiye-nin-en-donanimli-tas-kirma-cihazi-cekmekoy-de_5002.jpg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><strong>Merkezde yurtiçi ve yurtdışından da hekimlere eğitim veriliyor</strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Çekmeköy Devlet Hastanesi içerisinde yer alan merkez hastalara şifa olmanın dışında içerisinde bulunan eğitim salonu ile birlikte yeni hekimlerin de burada yetişmesine olanak sağlanıyor. Uzman hekimlerin bulunduğu merkezde verilen eğitimler ile gerek yurt içi gerekse yurt dışından gelen üroloji hekimleri taş kırma alanında deneyim kazanıyorlar.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Çekmeköy Devlet Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Kemal Sarıca, “Şuan bulunduğumuz yer üroloji kliniğine bağlı olan endoüroloji adını verdiğimiz açık ameliyat yapmadan, dikiş atmadan tamamen kapalı yoldan ameliyatların yapıldığı ve eğitimlerinin verildiği bir merkez. Bu merkezin önemi; hem tedavide kapalı ameliyatlar için hem gereken eğitimleri arkadaşlara kazandırmak hem de bununla ilgili basit işlemleri burada gerçekleştirmek. Bu merkezde ki tedavi yöntemini geçmiş tedavi yönetmeleriyle karşılaştırdığımızda hastalara en az zarar veren, anestezi gerektirmeden sadece bir ağrı kesici uygulayarak hastanın tedavisinden 1 ya da 2 saat sonra evine, işine dönebildiği ESWL adını verdiğimiz şok dalgaları ile taşları kırdığımız tedavi yöntemidir. Merkezimizde ESWL ünitesi ile; anestezisiz, ağrısız sadece bir ağrı kesici uygulayarak deneyimli ekibimizin uygulaması sayesinde böbrek ve idrar kanallarında ki taşın odaklanıp, lokalize edip hedeflendikten sonra sistemin oluşturduğu şok dalgaları taşa yönlendirilerek taşlar bu basınç darbeleri ile olduğu yerde kırılıyor, ufalanıyor ve toz haline geliyor. Bu sistemin 2 ay önce merkezimize kurulumu yapıldı ve bu süreçten itibaren uygulamalarımıza devam ediyoruz. Cihazımız oldukça kuvvetli, etkili ve son jenerasyon. Hastalarımızın artık taş hastalığından korkmasına gerek yok. Açık ameliyat yapmıyoruz, hastada kesi oluşturmuyoruz, herhangi bir dikiş uygulamıyoruz bu sistem ile neredeyse taşları %60-70 oranında kırabiliyoruz” dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/turkiye-nin-en-donanimli-tas-kirma-cihazi-cekmekoy-de_2759.jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><strong>Prof. Dr. Kemal Sarıca’dan Başkan Poyraz’a Teşekkür</strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Merkezin açılışında emeği olanlara teşekkür eden Prof. Dr. Kemal Sarıca sözlerine şöyle devam etti; “Bu ünitemizi tabi ki hazırlamak hiç kolay olmadı. Oldukça geniş kapsamlı bir ünitemiz var. Bu ünitemizde gerek ekipman, gerekse burayı donatmak ve her türlü altyapıyı oluşturmak için çok önemli destekler aldık. Bize manen ve madden&nbsp; çok büyük&nbsp; destek veren Çekmeköy Belediye Başkanımız Ahmet Poyraz’ın yakınlığını gördük. Hiçbir zaman bizleri yalnız bırakmadılar, başından itibaren bize böyle bir üniteyi kazandırmak için her zaman yanımızda oldular, gerekli desteği verdiler. Biz kendilerine çok çok teşekkür ediyoruz. Aynı zamanda bu ünitemizin açılışında değerli Belediye Başkanımız Ahmet Poyraz ve ilgili yetkililerde aramızdaydı. Bizleri onurlandırdılar” dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/turkiye-nin-en-donanimli-tas-kirma-cihazi-cekmekoy-de_9444.jpg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/turkiye-nin-en-donanimli-tas-kirma-cihazi-cekmekoy-de_4708.jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/turkiye-nin-en-donanimli-tas-kirma-cihazi-cekmekoy-de_3119.jpg" style="height:450px; width:800px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 10 Nov 2023 16:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimbolgehaber.com/images/haberler/2023/11/turkiyenin-en-donanimli-tas-kirma-cihazi-cekmekoyde-1699622444.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gizemli Hepatit.. En Çok Çocukları Etkiliyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/gizemli-hepatit-en-cok-cocuklari-etkiliyor-393</link>
                <guid>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/gizemli-hepatit-en-cok-cocuklari-etkiliyor-393</guid>
                <description><![CDATA[28 Temmuz dünya ve ülkemizde Dünya Hepatit Günü olarak kutlanıyor. Türk Karaciğer Vakfı’nın verilerine göre dünya genelinde yaklaşık 400 milyon insanın Hepatit hastalığını taşıdığı biliniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Altınbaş Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Merve Zıvalı, DSÖ’nün güncel verilerine göre ilk kez İngiltere’de sebebi bilinmeyen bir hepatit virüsü tespit edildiğini söyledi. İngiltere’nin ardından Avrupa ve ABD ülkeleri başta olmak üzere birçok ülkede görülen bu hastalığın “gizemli hepatit” olarak adlandırıldığına dikkat çekti.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Gizemli hepatit vakasının ilk gözlendiği 5 Nisan 2022’den bu yana yaklaşık bin den fazla vaka tespit edildiğini ve bu vakaların daha çok çocuklarda gözlendiğini dile getirdi. Gizemli Hepatit’in mide bulantısı, ishal, sarılık, su kaybı, kas ağrıları, yorgunluk, halsizlik, ateş, iştahsızlık, uyuşukluk gibi birçok semptom gösterdiğini dile getirdi. Bu belirtilerin çocuklar üzerinde bağışıklık sistemini zayıflatması, fiziksel ve zihinsel sorunlar oluşturma potansiyeli olmasının endişelendirici olduğunu belirtti.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">“Karaciğeri korumak için Hepatit’ten korunmak şart”</span></strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Merve Zıvalı, Covid-19 salgınından sonra gizemli hepatit vakalarının hızla çoğalması nedeniyle alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi. Hepatit’in; Karaciğer iltihabı, siroz, karaciğer kanserine neden olan viral bir hastalık olduğunu ve tedavi edilmediğinde ölümle sonuçlandığını hatırlattı. Merve Zıvalı, Hepatit A, B, C, D, E tipi gibi farklı türleri olduğunu belirterek, bulaş yollarını anlattı. Karaciğeri korumak için Hepatip’ten mutlaka korunmak gerektiğinin de altını çizdi.&nbsp; Merve Zıvalı, “Hepatit erken teşhis edilmemesi ve vücutta kuluçka süresinde hastalığın sinsice ilerlemesi açısından oldukça tehlikelidir. Hastalık, hayati öneme sahip olan karaciğerin işlevini bozuyor. Özellikle bulaş yollarına dikkat edilmeli, belirli periyotlar ile hepatit belirteçlerine bakılmalı” önerilerinde bulundu.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hepatit A virüsü’nün, halk arasında sarılık olarak da bilindiğini gıda, cinsel temas en çok da gaitanın bulaştığı su ve besinler ile bulaştığını ifade etti. En yayın olan tipi Hepatit B virüsünün daha çok kan yolu ile bulaştığını siroz ve kanser gibi kötü sonuçlara neden olduğunu söyledi. Ancak bu virüsten Hepatit B aşısı yapılarak korunmanın da mümkün olduğunun altını çizdi.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">“Hepatit C, D ve E Tiplerinin aşısı henüz bulunmadı”</span></strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Hepatit C virüsünün (HCV) genellikle kan yolu ile bulaştığını söyleyen Merve Zıvalı hastada Hepatit B gibi hayati tehdit eden siroz, karaciğer kanseri ve hatta ölüm ile sonuçlanan vakaların yaşanabildiğine işaret etti. Bir diğer tipi Hepatit D’nin (HDV) enfekte kişinin vücut sıvılarıyla doğrudan temas edilmesi halinde, Hepatit E virüsünün ise genellikle kontamine olmuş kirli eller, yiyecek ve içecekten, nadiren de olsa kan yolu ile bulaşabildiğini söyledi. İltihabi bir karaciğer hastalığı olduğunu da belirterek yaşam boyu karaciğer hasarına ve hatta ölüme yol açabildiğini ifade etti. Merve Zıvalı, Hepatit C, D ve E tiplerinin henüz aşılarının bulunmaması nedeniyle vatandaşların bulaş ve korunma yöntemlerini mutlaka öğrenmelerini önerdi.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">“Hepatit ölümlerin %96’sı Hepatit B ve Hepatit C kaynaklı”</span></strong></p>

<p>Merve Zıvalı, DSÖ 2021 verilerine göre dünya genelinde yaklaşık 325 milyon kişinin kronik hepatit B virüsü (HBV) veya hepatit C (HCV) virüsleriyle enfekte olduğunu, hepatit kaynaklı ölümlerin %96’sının ise Hepatit B ve Hepatit C virüsünden kaynaklandığını ifade etti.&nbsp; Merve Zıvalı, DSÖ’ye göre Dünyada yılda 1,4 milyon insanın bu virüs tiplerine bağlı hastalıklardan öldüğünü vurguladı. Öte yandan 1000’i aşkın Gizemli Hepatit vakasında da ölüm oranının da %2 olduğu açıkladı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/Merve%20Z%C4%B1val%C4%B1%20(Alt%C4%B1nba%C5%9F%20%C3%9Cniv_%20%C3%96%C4%9Fr_%20G%C3%B6revlisi).jpg" style="height:534px; width:800px" /></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 27 Jul 2022 17:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimbolgehaber.com/images/haberler"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Boğmaca Yetişkinler İçinde Önemli Bir Sorun</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/bogmaca-yetiskinler-icinde-onemli-bir-sorun-271</link>
                <guid>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/bogmaca-yetiskinler-icinde-onemli-bir-sorun-271</guid>
                <description><![CDATA[Solunum Derneği (TÜSAD), halk arasında genellikle çocukluk hastalığı olarak bilinen boğmacanın yetişkinleri de etkilediğini hatırlatarak, özellikle KOAH hastalarında riskin 3,6 kat daha fazla olduğuna dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>TÜSAD KOAH Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Arzu Mirici, “Vaka sayıları artan ve 3-4 yılda bir salgına sebep olan boğmacayla mücadelede en etkin yol aşı. Her 10 yılda bir boğmaca aşısı olmak gerekiyor” uyarısı yaptı.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Pek çok kişi tarafından sadece çocuk hastalığı sanılan boğmaca, yetişkinlikte de insan sağlığını tehdit etmeye devam ediyor. “Bordatella pertusis” adı verilen bakterilerin sebep olduğu bulaşıcı bir solunum yolu hastalığı olan boğmaca, özellikle çocukluk çağında ölümcül seyredebilen fakat aynı zamanda her yaştaki duyarlı kişiyi etkileyen bir hastalık. Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD) KOAH Çalışma Grubu, boğmacanın dünyada çok yaygın görülen bir hastalık olduğuna ve 3-4 yılda bir salgınlara yol açtığına vurgu yaparak, “Dünya genelinde boğmaca vaka sayıları artıyor” uyarısını yaptı.</p>

<p><strong>AŞI EN ETKİN KORUNMA YOLU</strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Boğmacadan en etkin korunma yolunun aşı olduğunu belirten TÜSAD KOAH Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Arzu Mirici, aşılama takvimi ile ilgili şu önemli bilgileri paylaştı: “Ülkemizde boğmaca aşısı beşli karma aşı (Difteri-Boğmaca-Tetanoz-Hib- Çocuk Felci/DaBT-Hib-İPA) olarak doğum sonrası 2, 4 ve 6. Aylarda yapılır ve 18. aydan sonra tekrarlanır. 48. ayda dörtlü karma aşı (DaBT-İPA) şeklinde pekiştirme dozu uygulanır. Gebelerde her gebelik sırasında, erişkinlerde ise her 10 yılda bir Tdap (Tetanoz, Difteri, Boğmaca) aşısının yapılmasını öneriyoruz.”</p>

<p><strong>KOAH HASTALARINDA RİSK 3,6 KAT FAZLA</strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Boğmacanın sıklıkla çocuklukta görülen bir hastalık olduğuna ancak özellikle KOAH gibi kronik havayolu hastalıklarına sahip bireylerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini aktaran Mirici, şu ifadeleri kullandı: “KOAH hastalarında boğmaca enfeksiyonu sıklığı hasta olmayan bireylere göre 1,9–3,6 kat fazla. Yakın zamanlı bir çalışmada boğmaca tanısı ile hastaneye yatış gerekliliği doğan hastaların yüzde 18,8’inin KOAH tanılı hastalar olduğu görüldü. Boğmaca enfeksiyonunun sebep olabileceği öksürük ve nefes darlığı gibi semptomlar KOAH’a ait semptomlarla benzerlik gösterdiğinden boğmaca tanısının konması zorlaşıyor. Boğmaca etkenine maruziyet aynı zamanda KOAH hastalarında alevlenme sebebi de olabiliyor.”</p>

<p>ŞU BELİRTİLERE DİKKAT!</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; TÜSAD KOAH Çalışma Grubu Sekreteri Doç. Dr. Burcu Arpınar Yiğitbaş ise boğmacanın ayırıcı belirtileri hakkında şu bilgileri verdi:</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Başlangıç döneminde grip benzeri şikayetler ve sonrasında gelen öksürük nöbetleri,</p>

<p>Özellikle geceleri gelen ve 2-6 hafta arası süren öksürük nöbetleri,</p>

<p>Gürültü, soğuk hava, fazla hareket, heyecan, ışık gibi çeşitli uyaranlarla tetiklenen boğulur tarzda öksürük,</p>

<p>Öksürük nöbetleri sırasında kızarma, morarma ve boğulma hissi,</p>

<p>Nefes verirken 5-10 kez art arda, kesik kesik, boğulur tarzda öksürük ve bunu izleyen derin ve sesli nefes,</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Atak sonunda hasta koyu kıvamlı, yapışkan, balgam. Balgamın yutağı uyarması ile görülen öksürük sonrası kusma da belirleyici bir işarettir.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; KOAH ve boğmacanın ayırt edici özelliklerini de hatırlatan Yiğitbaş, şu önemli uyarıyı yaptı: “KOAH’ta öksürük genelde sabahları ve balgamlı olurken, nöbetler halinde gelmesi beklenmez ve hırıltı ve nefes darlığı eşlik eder. Öksürük nöbetleri öncesi boğmacada görülen gribal şikayetler KOAH’ta görülmez. Öksürükte artış, öksürük karakterinde değişme, günlük çıkarılan balgam miktarında artış, renginde değişiklik kişinin doktora mutlaka başvurması gerektiğini belirtir.”</p>

<p><strong>AŞI HASTANEYE YATIŞLARI AZALTABİLİR</strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Yiğitbaş ayrıca kronik bir solunum rahatsızlığı olan KOAH hastalarının tanı ve tedavisinde aşılamanın önemine dikkat çekerek; şu noktalada dikkat çekti: “KOAH tanı tedavi ve takibine yönelik öneriler içeren GOLD (Global Initiative for Chronic Obstructive Lung Disease) rehberi, 2022 güncellemesinde KOAH hastalarına Tdap aşısının uygulanması önerisi getirdi. Aşı sayesinde KOAH hastalarında boğmacaya bağlı hastane yatışlarının ve alevlenmelerin önlenmesi hedefleniyor.”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 13 Apr 2022 16:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimbolgehaber.com/images/haberler/2022/04/bogmaca-yetiskinler-icinde-onemli-bir-sorun-1649856143.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sancaktepe’de Bağımlıkla Mücadele Sempozyumu Yapıldı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/sancaktepede-bagimlikla-mucadele-sempozyumu-yapildi-258</link>
                <guid>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/sancaktepede-bagimlikla-mucadele-sempozyumu-yapildi-258</guid>
                <description><![CDATA[Sancaktepe Kaymakamlığı, Sancaktepe Belediye Başkanlığı, Temiz Toplum Derneği Sancaktepe Şubesi ve STK’larında iştirak ederek hazırlamış olduğu programda sabahki sempozyum ve panelde ‘Her İnsan Bir Dünyadır’ ve Öğleden sonraki iki oturumda da ‘Temiz Toplum Yolunda Sancaktepe’ Çalıştayları gerçekleştirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Temiz Toplum Derneği Sancaktepe Şubesi, Sancaktepe Kaymakamlığı ve Sancaktepe Belediyesinin organize ettiği Sancaktepe Dr. Kadir Topbaş Kültür Merkezinde gerçekleştirilen ‘Her İnsan Bir Dünyadır’ Sempozyumunda sırasıyla UZM. Klinik Psikolog Zeliha Gündebahar, Psikolojik acıdan bağımlılık, Arşiv Uzmanı/ Tarihçi Savaş Songur tarihte bağımlılık ve getirdiği felaketler, Doç. Dr. Alpaslan Tanoğlu bağımlılık çeşitleri ve hekimlerin bakışı ve Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Nurettin YİYİT tıbbi açıdan bağımlılık konusunu ele aldılar. Öğleden sonra yapılan Kamu ve STK’lar çalıştayında sırasıyla Sancaktepe Yeşilay BaşkanıDr. Abdullah İnan, Özel Sağlık Hizmetleri konusunda Op. Dr. Mustafa Altun, Sancaktepe Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Muhammet Kılıç, Sancaktepe Temiz Toplum Derneği Anne Hareketi Lideri Yeşim Kocabaş, Sancaktepe İlçe Emniyet Müdürü Barış Çukur, Sancaktepe İlçe Müftüsü Muammer Turan ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şubeden emniyet yetkilileri madde bağımlılığı hakkında katılımcılara geniş sunup yaptılar. Üçüncü oturumda Sancaktepe İlçesi 19 mahalle muhtaları mahalleleri hakkında bağımlılık ile ilgili düşüncelerini aktardılar.</p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202022-03-29%20at%2011_41_51%20(2).jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><strong>Sancaktepe Kaymakam Ahmet Karakaya, Devletleri güçlü yapan STK’larında inisiyatif almasıdır.</strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sancaktepe Kaymakamı Ahmet Karakaya’nın yaptığı açılış konuşmasında böylesine anlamlı insani noktadan hazırlanmış programdan memnuniyetini ifade ederek şöyle devam etti; Karakaya, “devletimiz güçlüdür. Devletleri güçlü yapan STK’larında inisiyatif almasıdır. Cağımızın getirdiği zorluklardan birisi ve bağımlılıktır. Her gecen gün bağımlılık çeşitlerinde artmaktadır. Artık bu alanlarda da profesyonel desteklere ihtiyaç duyulmaktadır” dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202022-03-29%20at%2011_41_51.jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p><strong>Belediye Başkanı Av. Şeyma Döğücü, Temiz Toplum Derneği toplumsal bir ihya hareketi.</strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Sempozyum ve çalıştaya geniş destek vererek önemini vurgulayan Sancaktepe Belediye Başkanı Av. Şeyma Döğücü, “sempozyum ve çalıştay konusu önüme geldiğinde doğasıyla, deniziyle, çevresiyle kirlenen dünyamızın giderek insan odaklı bir çoraklaşmaya gittiğini gördüğümüz için böylesi anlamlı bir projeye imza atan herkesi tebrik ediyorum. Belediyemizin bu yöndeki destek ve faaliyetlerimiz ile yanlarındayız. Temiz Toplum Derneği toplumsal bir ihya hareketi olduğunu, insani yönüyle geleceğe temas edebileceğini görüyorum” dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202022-03-29%20at%2011_41_51%20(1).jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Temiz toplum derneğinin Türkİye çapında 73 ilde lider temsilcileriyle şubeleşmeye gittiği toplumun bu ihtiyacının karşılamak üzere bilinçlendirme çalma ve çalıştaylarına bugüne kadar olduğu gibi bundan sonrada devam edeceğini sempozyum ve çalıştay oturumu sonrası bildiri ve konuşmaları kitap halini alınacağı müjdesi verildi.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 29 Mar 2022 14:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimbolgehaber.com/images/haberler/2022/03/sancaktepede-bagimlikla-mucadele-sempozyumu-yapildi-1648553425.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Omicron Varyantı Sömestr  Tatilinde Pik Noktasına Ulaşabilir</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/omicron-varyanti-somestr-tatilinde-pik-noktasina-ulasabilir-200</link>
                <guid>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/omicron-varyanti-somestr-tatilinde-pik-noktasina-ulasabilir-200</guid>
                <description><![CDATA[Solunum Derneği TÜSAD İnfeksiyon Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Berna Kömürcüoğlu, başlayan sömestr tatili ile artan hareketlilik ve özellikle pek çok üniversite öğrencisinin bu dönemde kent değiştirmesinin Omicron varyantı açısından riski artırdığına dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Solunum Derneği TÜSAD İnfeksiyon Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Berna Kömürcüoğlu, başlayan sömestr tatili ile artan hareketlilik ve özellikle pek çok üniversite öğrencisinin bu dönemde kent değiştirmesinin Omicron varyantı açısından riski artırdığına dikkat çekti. </strong></p>

<p>&nbsp;“Hatırlatma dozlarımızı yaptırır, sömestr döneminde de tedbirli olmaya devam edersek, sağlık sisteminin artan vakalar nedeniyle tıkanmamasını sağlayabiliriz” diyen Kömürcüoğlu, aksi takdirde Omicron vakalarının Şubat ayında pik yapabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Veli ve öğrenciler koronavirüs vaka sayılarındaki yükseliş nedeniyle “Yarı yıl tatili uzar mı?” sorusuna yanıt ararken, uzman hekimlerden Omicron hatırlatması geldi. Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD) İnfeksiyon Çalışma Grubu Başkanı Doç. Dr. Berna Kömürcüoğlu, sömestr tatiline giren ilköğretim ve ortaöğretim okullarındaki yaklaşık 18 milyon çocuğun yanı sıra pek çok üniversiteli gencin de bu dönemde şehir değişikliği yaparak ailelerinin yanına gittiğini hatırlatarak, bu dönemde yaşanan hareketliliğin salgının yayılmasını kolaylaştıracağı uyarısında bulundu.</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">OMICRON ŞUBATTA PİK YAPABİLİR</span></strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Omicron varyantına bağlı dalganın Şubat ayında pik yapabileceği uyarısını yapan Kömürcüoğlu, konuyla ilgili şu açıklamaları yaptı: “Omicron varyantının çok daha bulaşıcı olması nedeniyle okullarda, iş yerlerinde ve toplu taşıma araçlarında çok daha kolay bulaşabiliyor ve toplumda hızla yayılıyor. Özellikle büyük şehirlerimizde çok hızlı vaka artışları izliyoruz. Omicron varyantına bağlı dalga, Ayrupa ülkelerini takiben Ocak ayı başından itibaren ülkemizde etkili olmaya başladı ve Şubat’ın ilk haftalarında ülkemizde pik yapması bekleniyor. Okulların Şubat tatili nedeniyle kapanması, özellikle ülkemizde aşılama takviminde olmayan 5-11 yaş grubu ve aileleri açısından yararlı olabilir. Ancak tatil sürecinde özellikle üniversite öğrencilerinin büyük şehirlerden evlerine dönmeleriyle, hastalığın küçük şehirlerde artmasına neden olabilir. Yine sömestr nedeniyle artan iç turizm ve kapalı alanlarda sosyal aktiviteler de hastalığın yayılmasını kolaylaştıracak.”</p>

<p><strong>HATIRLATMA DOZUNU İHMAL ETMEYİN</strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kömürcüoğlu, Türkiye’de halen üçüncü doz aşı zamanı geldiği halde hatırlatıcı dozunu yaptırmayan ve hiç aşı olmamış yüzde 10’luk bir nüfus bulunduğunu ve bu kişilerin en riskli grubu oluşturduklarını aktararak, şu çağrıyı yaptı: “Üçüncü, yani hatırlatıcı doz aşıların mutlaka yapılması çok önemli. Amerika’dan sonra Fransa, İngiltere ve Almanya’daki vaka artışlarıyla Avrupa kıtası salgında en çok vakanın izlendiği bölge durumunda ve salgının başından beri izlenen en yüksek günlük vaka sayıları bildiriliyor. İngiltere, Şubat 2022 de işyerlerinde çalışanların dörtte birinin coronadan etkilenebileceğini açıkladı. Omicron’a bağlı vaka sayısındaki hızlı artışın sağlık sisteminde tıkanmalara neden olmaması için bu kış herkesin bireysel önlemlerine dikkat etmesi, aşılarını tamamlaması, özellikle kapalı alanlarda maske ve mesafe kuralına uyması çok önemli.”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>SAĞLIKLI BİR SÖMESTR TATİLİ İÇİN</strong></p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Omicron varyantının kolay bulaşması ve özellikle üst solunum yollarında çok daha fazla oranda yerleşmesi nedeniyle mevsimsel gripten ayırt edilmesinin zor olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Berna Kömürcüoğlu, “Omicron varyantının özellikle aşılı kişilerde daha hafif – orta klinik tablo, üst solunum yolu ve gribal semptomlarla seyrettiği, daha nadir durumlarda ise hastanede yatışa ve ölüme neden olduğunu bildiriliyor. Ancak özellikle aşısızlar, yaşlılar ve immun sistem hastalığı olan kişilerde risk devam ediyor” dedi. Vatandaşların, başlayan sömestr tatilinde de tedbiri elden bırakmaması gerektiğini önemle vurgulayan Kömürcüoğlu, sağlıklı bir dinlenme dönemi için şu önemli uyarıları yaptı:</p>

<p><strong><span style="font-size:12.0pt">Salgının hala devam ettiği dikkate alınmalı.</span></strong></p>

<p>Hastalığın kliniği mevsimsel gripten ayrılamadığı için, grip semptomları gösteren her birey, öncelikle COVID-19 olarak değerlendirilip önlem alınmalı.</p>

<p>Özelikle kapalı alanlarda uzun süre geçirilmemeli, zorunlu hallerde maske ve mesafeye dikkat edilmesi.</p>

<p>Öncelikle çekirdek aileyle aktivitelerin planlanmalı, kalabalık akraba ziyaretlerinden kaçınılmalı.</p>

<p>Daha çok açık alanlarda aktiviteler gerçekleşmeli, eğer insan yoğunluğu varsa maske ve mesafeye dikkat edilmeli.</p>

<p>Coronavirüs yemek yerken de bulaşabilir, bu nedenle kalabalık ve kapalı yemek alanları yerine açık alanlar tercih edilmeli.</p>

<p>Pandemi döneminde hava koşulları izin verdiği sürece açık havada yürüyüş, spor aktiviteleri, doğa gezileri en uygun sömestr aktiviteleri olabilir.</p>

<p>Aşılı olanlarında hastalığı hafif de olsa geçirebileceği ve etrafındaki kişilere kolayca bulaştırabileceği unutulmamalı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/Do%C3%A7_%20Dr_%20Berna%20K%C3%B6m%C3%BCrc%C3%BCo%C4%9Flu.jpg" style="height:800px; width:600px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 24 Jan 2022 16:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimbolgehaber.com/images/haberler/2022/01/omicron-varyanti-somestr-tatilinde-pik-noktasina-ulasabilir-1643031466.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TEHLİKELİ BİR NEDEN SONUÇ İLİŞKİSİ, KOAH VE ZATÜRRE</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/tehlikeli-bir-neden-sonuc-iliskisi-koah-ve-zaturre-186</link>
                <guid>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/tehlikeli-bir-neden-sonuc-iliskisi-koah-ve-zaturre-186</guid>
                <description><![CDATA[Başlıca nedeni sigara dumanına maruz kalmak olan KOAH ve Zatürre ilişkisi akciğerlerde geriye dönüşsüz hasarlara sebep olabiliyor. Bakteriyel enfeksiyonlara karşı savunmasız kalan akciğerlerde oluşabilecek bakteriyel pnömoni, KOAH şikâyetlerinin hızlı ve yoğun bir şekilde ilerlemesine neden olabilir.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Tıbbi ismiyle pnömoni olarak bilinen zatürrenin akciğerlerin iltihaplanması ile oluşan mikrobik bir hastalık olduğunu dile getiren <strong>Emsey Hospital Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ali Metin Görgüner</strong>, ‘’Bakteriyel pnömoni, bulaşıcı bakterilerin üst solunum yolları üzerinden akciğerlere dokusuna ulaşmasıyla ortaya çıkar. KOAH hastalarının bağışıklık sistemleri, akciğerlerin sürekli tekrarlayan iltihaplanmasıyla birlikte sistematik olarak zayıfladığından, pnömoniye karşı hassastır. Üstelik, KOAH'ta yaygın olarak bulunan birikmiş mukus da, enfeksiyon oluşturmak için çok uygun bir ortam yaratır.Bu nedenle oluşan bakteriler kişinin sağlık durumuna göre, lokalize bir enfeksiyondan her iki akciğerde yaygın pnömoniye kadar değişen klinik tablolara neden olabilir.’’ Dedi</p>

<p style="text-align:justify"><strong>BU BELİRTİLERE DİKKAT!</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Prof. Dr. Ali Metin Görgüner</strong> ‘‘Ani titreme, hızla yükselen ateş, solunum ve öksürme ile şiddetlenen göğüs ağrıları, yeşilimsi sarı veya kanlı mukus, hızlı, yüzeyel solunum bakteriyel bir pnömonin yaygın belirtileridir. Bu belirtilerin bir veya birden fazlasını taşıyorsanız erken teşhis ve tedavi için zaman kaybetmeden doktora başvurmalısınız.‘’ şeklinde bilgi vererek teşhis ve tedavi süreçlerini anlattı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>NASIL TEŞHİS EDİLİR?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bakteriyel pnömoni tanısı öncelikle hastanın şikayetlerini dinleyerek iyi bir hikaye alma ve ardından fizik muayene ile başlar. Diğer testler; akciğer infiltrasyonunun derecesini değerlendirmek için göğüs röntgenleri, bakteriyel türü tanımlamak için balgam kültürü, bazı özel bakterilerin varlığını tespit etmek için idrar antijen testleri, oksijen satürasyon seviyelerini kontrol etmek için nabız oksimetresi veya arteriyel kan gazlarının alınması, bakterilerin akciğerlerden kan dolaşımına yayılıp yayılmadığını belirlemek için kan kültürleridir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>TEDAVİ SÜRECİ NASILDIR? </strong></p>

<p style="text-align:justify">Bakteriyel pnömoni antibiyotiklerle tedavi edilir. Enfeksiyonun şiddetine veya tekrarlamasına bağlı oral yolla verilen antibiyotik reçete edilebilir. Tedavi başladıktan sonra hastalar birkaç gün içinde kendilerini daha iyi hissederler. Ancak tamamen iyileşmek için ilacın doktor kontrolünde, uygun dozda ve uygun süreyle kullanılması gerekir. İlacın yarıda bırakılması ve düzensiz olarak kullanılması, antibiyotik direncine yol açarak gelecekte bu ilaçların işe yaramamasına neden olur. Şiddetli pnömoni vakaları ise hastaneye yatış gerektirebilir. Böyle durumlarda damar yolu ile antibiyotik ve sıvı kaybını önlemek için serum verilir.</p>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><strong>KORUNMA YOLLARI</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bakteriyel pnömoniyi önlemenin en iyi yolu, pnömokok aşısı olarak da bilinen zatürre aşısıdır. Bunun dışında;</p>

<ul>
	<li style="text-align:justify">Sigara içmeyin.</li>
	<li style="text-align:justify">Çevrenizde sigara içilmesine izin vermeyin.</li>
	<li style="text-align:justify">Alkolden uzak durun.</li>
	<li style="text-align:justify">Sıcak soğuk geçişinde kıyafetlerinize dikkat edin. Hava alacağım diyerek üzerinize bir şey almadan aşırı soğuğa çıkmayın.</li>
	<li style="text-align:justify">C vitamini yönünden zengin meyveleri özellikle portakal, nar ve greyfurt suyu tüketin.</li>
	<li style="text-align:justify">Hafta içi ve hafta sonu aynı saatlerde yatıp aynı saatlerde kalkın. Çünkü yapılan son araştırmalara göre uyku düzensiz olduğu zaman bağışıklık sistemi zayıflar.</li>
	<li style="text-align:justify">Başta antibiyotikler olmak üzere lüzumsuz ilaç kullanmayın.</li>
	<li style="text-align:justify">Her yılın Eylül-Kasım ayları arasında mutlaka grip aşısı olun.</li>
	<li style="text-align:justify">Risk faktörlerini taşıyorsanız 8 yıl koruyuculuğu olan zatürre aşısı yaptırın.</li>
</ul>

<p style="text-align:justify"><strong>Kimler kesinlikle zatürre aşısı yaptırmalıdır?</strong></p>

<ul>
	<li style="text-align:justify">65 yaşın üstündeki kişiler,</li>
	<li style="text-align:justify">10 yaşın altında astım, akciğerlerinde veya bağışıklık sisteminde problem olan çocuklar,</li>
	<li style="text-align:justify">KOAH gibi kronik akciğer hastalıkları olanlar,</li>
	<li style="text-align:justify">Kalp-damar, karaciğer, böbrek ve şeker hastalığı olanlar,</li>
	<li style="text-align:justify">Dalağı ameliyatla alınmış olanlar,</li>
	<li style="text-align:justify">Bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaç kullanmak zorunda olanlar.</li>
	<li style="text-align:justify"><img alt="" src="https://www.bizimbolgehaber.com/public/images/detay/Prof_%20Dr.jpg" style="height:800px; width:641px" /></li>
</ul>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 19 Jan 2022 12:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimbolgehaber.com/images/haberler/2022/01/tehlikeli-bir-neden-sonuc-iliskisi-koah-ve-zaturre-1642584578.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karaciğer Hastalıklarına Kök Hücre  Formülü</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/karaciger-hastaliklarina-kok-hucre-formulu-142</link>
                <guid>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/karaciger-hastaliklarina-kok-hucre-formulu-142</guid>
                <description><![CDATA[Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Esra Erdal ve çalışma arkadaşları, laboratuvar ortamında kök hücrelerden organ benzeri yapıların kültür koşullarını geliştirdi. Karaciğer hastalıklarında yeni tedavi ve ilaçların geliştirilmesine olanak sağlayacak TÜBİTAK destekli çalışmanın, lisanslama ve ticarileşme faaliyetlerine başlandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong><em>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi’nden Prof. Dr. Esra Erdal ve çalışma arkadaşları, laboratuvar ortamında kök hücrelerden organ benzeri yapıların kültür koşullarını geliştirdi. Karaciğer hastalıklarında yeni tedavi ve ilaçların geliştirilmesine olanak sağlayacak TÜBİTAK destekli çalışmanın, lisanslama ve ticarileşme faaliyetlerine başlandı.</em></strong></p>

<p> </p>

<p>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Bölümü Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Esra Erdal, laboratuvar ortamında kök hücrelerden organoid adı verilen, organ benzeri yapıların kültür koşullarını geliştirdi. eHEPO olarak adlandırılan modelin, karaciğer hastalıklarında ilaç etkinlik ve güvenirlik testlerinde kullanılmak üzere lisanslama ve ticarileşme faaliyetlerine de başlandı. Prof. Dr. Esra Erdal, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ), İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi (İBG) ve Koç Üniversitesi’nin de paydaş olduğu çalışma için DEPARK bünyesinde kurduğu Organo-ID firmasıyla TÜBİTAK’ın 1702 - Patent Tabanlı Teknoloji Transferi Destekleme Çağrısı’na başvuru yaptı. DEÜ Rektörü ve DEPARK Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nükhet Hotar, çalışmada emeği geçen bilim insanlarına teşekkür ederek, Dokuz Eylül Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren bilim insanlarının birçok alanda olduğu gibi sağlıkta da öncü çalışmalara imza attığını belirtti.</p>

<p>DEÜ Rektörü Hotar, ”Bilim insanlarımız sağlık alanında, hastalıklarla mücadelede önemli bir rol üstleniyor. Prof. Dr. Esra Erdal ve ekip arkadaşları da yaptıkları çalışmayla yeni tedavilerin ve yeni ilaçların keşfedilmesine katkı sağlayacak; insan sağlığının korunmasında öncü bir rol oynayacak. Bu tarz çalışmaların ülkemizin kalkınmasına hizmet edeceğinin ve katma değer yaratacağının da farkındayız. Bu noktada araştırmacılarımızın, bilim insanlarımızın fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunması da büyük bir önem arz ediyor. Dokuz Eylül Üniversitesi olarak girişimcilerimizin iş fikirlerini ticarileştirmesi, patent ve lisans alması noktasında onları destekliyor; tüm imk&acirc;nlarımızı seferber ediyoruz. Başta Prof. Dr. Esra Erdal üzere emeği geçen tüm hocalarımıza teşekkür ediyor; projeden elde edilecek sonuçların insanlığa ve ülkemize fayda getireceğine inanıyoruz” diye konuştu.</p>

<p> </p>

<p><strong>HASTALIKLARIN TEDAVİSİNDE KULLANILACAK</strong></p>

<p>Yapılan çalışmayla insan üzerinde araştırma yapmadan önce, insan dokusunu en iyi taklit eden organoidler üzerinde modelleme yapılabileceğini söyleyen Prof. Dr. Esra Erdal, ”Ortaya çıkardığımız ürünü, üç boyutlu bir karaciğer hücre kültürü modeli olarak adlandırabiliriz. Başka bir deyişle, geliştirdiğimiz kültür ortamında kök hücrelerden elde edilen, işlevsel ve yapısal olarak organa benzeyen yapıların kendiliğinden oluşmasını sağlıyoruz. Söz konusu çalışmamız, nadir metabolik karaciğer hastalıkları, kanser ve kronik karaciğer hastalıklarının modellenmesinde kullanılabiliyor. Hastalıkların insanda görülen etkilerini benzer şekilde laboratuvar koşullarında taklit edebilen ve en gerçekçi model olarak kabul edilen organoidleri; tedaviye yönelik ilaç keşfi, ilaç yeniden konumlandırma, ilaç etkinlik ve güvenirliğinin test edilmesi için kullanmak mümkündür. Tüm dünyadaki karaciğer gelişimi, biyolojisi ve hastalıkların patogenezini çalışan araştırmacılarının yanı sıra yeni ilaç adayları olan ya da preklinik ilaç etkinlik ve güvenilirlik analizleri yapan sektörler de bu üründen faydalanılabilecek” dedi.</p>

<p><strong>SIRA TİCARİ AŞAMAYA GELDİ</strong></p>

<p>Yaptıkları bilimsel çalışmayı DEÜ Tıp Fakültesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Nur Arslan, Histoloji ve Embroyoloji Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Alper Bağrıyanık, İBG’den Dr. Soheil Akbari ve Koç Üniversitesinden Prof. Dr. Tamer Önder’in olduğu ekiple yürüttüklerini belirten Erdal, ”TÜBİTAK’ın 1003 ve 1001 projelerinden destek almıştık. Şimdi ise TÜBİTAK’ın 1702 - Patent Tabanlı Teknoloji Transferi Destekleme Çağrısı’na başvuru yaptık. Dokuz Eylül Üniversitesi Teknoparkı (DEPARK) bünyesinde kurucusu olduğum Organo-ID adındaki start-up firmasıyla bu teknolojiyi lisanslamak ve ticarileştirmek üzere başvurumuzu tamamlamış bulunuyoruz. Amacımız bu teknolojinin bütün dünyada kullanılmasını sağlamak” diye konuştu.</p>

<p> </p>
<br>Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 08 Dec 2021 12:32:35 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimbolgehaber.com/images/haberler/2021/12/karaciger-hastaliklarina-kok-hucre-formulu-1638955955.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlık Bakanlığı açıkladı! Koronavirüse karşı yeni tedbirler</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/saglik-bakanligi-acikladi-koronaviruse-karsi-yeni-tedbirler-77</link>
                <guid>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/saglik-bakanligi-acikladi-koronaviruse-karsi-yeni-tedbirler-77</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, kesin ya da olası yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ölümlerinde kararın, mümkün olduğunca muayeneyle verilmeye çalışılmasını, otopsi yapılmamasını önerdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kesin veya olası Kovid-19 ölümlerinde, akciğer ve diğer organlarında virüs bulunabildiğine işaret edilerek, otopsilerin mümkünse negatif basınçlı salonlarda, mümkün değilse iyi havalanan bir odada gerekli koruma önlemleri alınarak yapılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p>Bakanlığın hazırladığı enfeksiyon kontrol önlemleri kapsamında, Kovid-19 hastalığının seyri ve bilimsel gelişmeleri takiben, otopsilerde alınması gereken tedbirler de güncellendi.</p>

<p><strong>İŞTE 8 MADDELİK TEDBİR</strong><br />
<br />
"Kesin ya da olası Kovid-19 ölümlerinde mümkün olduğunca ölü muayenesi ile karar verilmeye çalışılması, otopsi yapılmaması önerilir" ifadesinin yer aldığı tedbirler, şöyle sıralandı:</p>

<p>"- Kesin veya olası Kovid-19 nedeniyle ölenlerin akciğer ve diğer organlarında virüs bulunabilir. Otopside yoğun aerosol (bir katının veya bir sıvının gaz ortamı içerisinde dağılması) oluşturan işlemler yapılması nedeniyle kesin ya da olası Kovid-19 otopsileri mümkünse negatif basınçlı salonlarda, mümkün değilse iyi havalanan bir odada gerekli koruma önlemleri alınarak yapılmalı.</p>

<ul>
	<li>
	<p>Otopside mümkün olan en az sayıda kişi görev almalı.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Otopsiyi yapan kişi, su geçirmez önlük, N95 ve FFP2 maske, gözlük, yüz siperliği, çift eldiven maskeleri içeren kişisel koruyucu ekipman (KKE) kullanmalı.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Ceset torbasının dışı çamaşır suyu ile dezenfekte edilmeli.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Otopsi sırasında kullanılan malzemeler otopsiden hemen sonra mutlaka temizlenmeli ve steril edilmeli.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Otopsinin yapıldığı çevresel yüzeyler önce su ve deterjanla temizlenmeli. Temizlik sonrası en az 10'da bir oranında sulandırılmış çamaşır suyuyla ya da yüzde 70 alkol, yüzeyde en az 1 dakika tutularak dezenfekte edilmeli. Hastanelerde kullanılan yüzey dezenfektanları ya da klor tablet, ürün talimatlarına uygun olarak kullanılabilir.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Personel, dezenfeksiyon solüsyonlarını hazırlarken ve kullanırken solunum ve göz koruması dahil uygun kişisel koruyucu ekipman kullanmalı.</p>
	</li>
	<li>Otopside ortaya çıkan atıklar, tıbbi atık yönetmeliğine uygun bertaraf edilmeli."</li>
</ul>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 25 Apr 2020 13:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimbolgehaber.com/images/haberler/2020/04/saglik-bakanligi-acikladi-koronaviruse-karsi-yeni-tedbirler-1587809737.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Burak Akkul koronavirüs süresince neler yaşadığını anlattı: Suyun tadını bile alamıyordum</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/burak-akkul-koronavirus-suresince-neler-yasadigini-anlatti-suyun-tadini-bile-alamiyordum-75</link>
                <guid>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/burak-akkul-koronavirus-suresince-neler-yasadigini-anlatti-suyun-tadini-bile-alamiyordum-75</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’de koronavirüs teşhisi konulan ilk 20 hastadan biri olan, 20 günlük yoğun bakım ve uyutulma tedavisinin ardından sağlığına kavuşan “Çok Gezenti” programının sunucusu Burak Akkul ve eşi Seda Akkul, yaşadıkları zorlu süreci anlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>'Çok Gezenti' programının sunucusu Burak Akkul ile eşi Seda Akkul, Youtube kanalı İnsan'a yaşadığı zorlu süreci anlattı, salgınla mücadele eden hastalara seslendi. Uyutulmadan önce eşiyle telefonda duygusal bir konuşma yaptığını söyleyen Akkul, "Seda, 'Geri döneceğine söz veriyor musun?' dedi. Söz verdim. Rahatladım ve 'Beni uyutun' dedim" dedi.</p>

<p><strong>Koronavirüs test sonucunuzu öğrendiğiniz an neler hissettiniz?&nbsp;</strong></p>

<p>Burak Akkul: Merhaba. Koronavirüs test sonucunu hastaneye yattıktan sonra 4-5 gün bekledim. Biraz da mesleğim gereği sosyal medyayı aktif kullandığım için video paylaştım, o sıralar da dünyada bu test nasıl yapılır, sonuç kaç gün içinde gelir bilinmiyordu. Ben de bir hasta paniğiyle tabii, sosyal medyaya “Test sonucum daha gelmedi ama pozitif olduğundan şüpheleniyorum” diye bir video koydum. O günün hemen akşamı hatta 2-3 saat sonra, doktorum Mehmet Altıntaş “Burak Bey korona pozitifsiniz diye odama girdi” Ondan sonra tabii bir uyutulma süreci olacağı bana söylendi. Yine duruma yabancılıktan dolayı bir korku hâsıl oldu. Nasıl olur? Uyutulmak ne demek? Kaç gün uyutulacağım? diye bir panik süreci oldu. Sonrasında eşim Seda’yı arattım. Anestezi doktoru, ben, o konuştuk. Benim biraz tabii ağlamalı bir telefonumdan sonra Seda bana dedi ki: “Geri döneceğine söz ver. Söz veriyor musun?” Ben de “Söz veriyorum” dedim. Orada bir rahatlama oldu ve “Beni uyutun” dedim. Uyutulma süreci başladı.</p>

<p><strong>Uyutulma sürecinizden sonra neler yaşandı? Çin’den gelen ilaçlar üzerinizde kullanıldı mı?</strong></p>

<p>Burak Akkul: Uyutulma anından sonrasını tabiki ben bilmiyorum. Zorlu bir süreçmiş. Daha sonra bazı yayınlarda da hocalarımızla, profesörlerle konuştuktan sonra anladım. Korona tedavisinin yoğun bakım ve entübe ve benim gibi 20 günü bulan entübe aşamaları varmış. En zor tedavi edilen yüzde 3’lük kesim içindeymişim. Direncim fazlaymış. Bir ara stabil olmuş durum bir ara kötüye gidiyor denmiş.&nbsp;</p>

<p>Seda Akkul: Kritik olan anları da oldu. İlk 10 günü özellikle daha riskli ve kritik bir şekilde devam etti, seyretti. Sonrasında, tam o sıralarda Çin’den bir ilaç geldi. Hem Çin’den gelen ilaç hem de diğer destekleyici ilaçlar, Bilim Kurulu’nun önerdiği, Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği ve Bilim Kurulu’nun da ülkemizde kullanmaya başladığı ilaçlar tüm hastalarla beraber Burak’ta da denendi. İlk hastalardan biri, ilk 20 teşhisten biri Burak olduğu için ve uyutulan ilk hastalardan biri olduğu için de Çin’den gelen ilacın denendiği ilk kişilerden biri Burak oldu.</p>

<p>Burak Akkul: Ve 20 günün sonunda da yavaş yavaş uyandırılma süreci başlanmış, oksijen, nefes ve kan değerlerim düzelince.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 25 Apr 2020 13:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimbolgehaber.com/images/haberler/2020/04/burak-akkul-koronavirus-suresince-neler-yasadigini-anlatti-suyun-tadini-bile-alamiyordum-1587809474.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Işıltılı ve canlı gözler için göz kapağı estetiği</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/isiltili-ve-canli-gozler-icin-goz-kapagi-estetigi-73</link>
                <guid>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/isiltili-ve-canli-gozler-icin-goz-kapagi-estetigi-73</guid>
                <description><![CDATA[Olduğumuzdan daha üzgün ve yorgun görünmemize neden olan göz kapağı sarkması, günümüzde çok basit bir operasyonla giderilerek ışıltılı bir görünüm sağlayabiliyor. Zaman içerisinde sarkarak görüş alanının daralmasına kadar uzanan bazı sıkıntılara yol açan göz kapağına uygulanan blefaroplasti hakkında faydalı bilgiler veren Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Burak Türkyılmaz, süreçle ilgili merak edilenleri anlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yaşlanmayla birlikte gözaltında oluşan kırışıklıklar ve torbalanmalar estetik açıdan görünümü bozmaktadır. Göz çevresinde oluşan kırışıklıkların ve torbalanmaların giderilmesi amacıyla yapılan göz kapağı estetiği ameliyatı son derece küçük bir ameliyat olmasına rağmen yüzün genç görünmesini sağlamaktadır.</p>

<p><strong>YAZ MEVSİMİ İLE BİRLİKTE YENİLENMEK İÇİN BLEFAROPLASTİ</strong></p>

<p>İçinde bulunduğumuz karantina günlerinde ameliyatlar sosyal mesafe ve tedbir maksatlı gerçekleştirilemiyor olsa da, sonrasında tercih edeceğiniz bu uygulama ile güneşin nimetlerinden daha çok faydalanmak mümkün.</p>

<p>Göz çevresindeki fazla deri ve yağ dokularının çıkarılarak, bölgenin gerginleştirilmesine dayanan bu operasyonla daha estetik bir görünüm elde edilirken, yorgun ifadenin kaybolması ve kaybedilen görüş açısının yeniden kazanılması sağlanıyor. Botoks tedavisi ile aynı anda yapıldığında daha verimli sonuçlar verebilen blefaroplasti sonrası kişi bir hafta sonra hastalar normal iş yaşantısına dönebilmesi mümkün olmaktadır.</p>

<p><strong>OPERASYON SONRASI NELERE DİKKAT EDİLMELİ?</strong></p>

<p>Blefaroplasti operasyonu sonrası birkaç gün sürebilecek ve hafif şiddette ağrıların olması normaldir. Bunun önüne geçebilmek için doktorunuzun size verdiği ağrı kesicileri kullanmanız yeterlidir. En sık merak edilen “şişlik ve morarmalar ne zaman geçer” sorusunun cevabı ise en fazla bir haftadır.</p>

<p>Eğer estetik dikiş yerine normal dikiş kullanıldıysa bunlar operasyon sonrası beşinci günde alınmaktadır. Ortalama 3 ila 7 gün arasında bir dinlenme sürecinden sonra günlük hayatına tamamen dönebilen kişi, 2 hafta sonra hafif sporlar yapılabilirken, ağır ya da yüze darbe alma riski olan sporlar içinse bir ay beklemelidir.</p>

<p><strong>Op. Dr. Burak Türkyılmaz</strong><br />
<strong>Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 25 Apr 2020 13:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimbolgehaber.com/images/haberler/2020/04/isiltili-ve-canli-gozler-icin-goz-kapagi-estetigi-1587809088.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İşte gözaltı morluklarını ve sivilceleri yok eden o mucizevi ürün...</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/iste-gozalti-morluklarini-ve-sivilceleri-yok-eden-o-mucizevi-urun-72</link>
                <guid>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/iste-gozalti-morluklarini-ve-sivilceleri-yok-eden-o-mucizevi-urun-72</guid>
                <description><![CDATA[Kadınlar için cilt bakımı çok önemlidir. Sağlıklı bir cilde sahip olmak için cildimizi temiz tutmalı, düzenli bakım yapmalıyız. Cilt temizliği ve bakımında en önemli yardımcılarımızdan birisi de gül suyudur. Doğal yapısı ve hoş kokusuyla kadınların tercih ettiği gül suyunun cilde faydalarını bu yazımızda birlikte inceleyelim.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Gül suyu; taze gül yapraklarının damıtılması ile elde edilir. Cilt sağlığı üzerinde etkili olan gül suyunun ağız ve diş sağlığı, saç bakımı, yara ve kesiklerin tedavisi gibi birçok alanda da kullanımı bulunuyor. A, C, D, E ve B13 vitaminleri yönünden zengin bir içeriğe sahip olan gül suyu hücre yenilenmesinde etkili, yaşlanma karşıtı doğal bir üründür. Gül suyunun kullanımı Roma İmparatorluğu dönemi öncesine kadar uzanıyor, Kleopatra'nın yüz temizliği ve vücut banyosunda gül suyu ve gül yaprakları kullandığı biliniyor.</p>

<h2>GÜL SUYUNUN CİLDE FAYDALARI</h2>

<ul>
	<li>Cildi nemlendirir. Cildi kurutmadan gözeneklere yerleşerek tazelenmesine yardımcı olur. Bu yönüyle doğal bir tonik yerine geçer.</li>
	<li>C vitamini yönünden zengindir, cildi besleyip erken yaşlanmasına engel olur.</li>
	<li>Mat görünümü giderir, cildin parlak görünüme kavuşmasına yardımcı olur.</li>
	<li>Mantar, egzama gibi cilt hastalıklarına karşı yatıştırıcı etkiye sahiptir. Kaşıntıyı giderir, cildi rahatlatır.</li>
	<li>Düzenli kullanımda sivilce ve akne oluşumunu engeller.</li>
	<li>İltihap gidericidir, bakteriyel enfeksiyonlara iyi gelir.</li>
	<li>Cilt lekeleri üzerinde de etkilidir, düzenli kullanımda lekelerin rengini açarak cilt tonunu eşitler.</li>
	<li>Cildin Ph dengesini korur.</li>
	<li>Gözaltındaki morlukların rengini giderir.</li>
	<li>Saç köklerini güçlendirir, saç dökülmesini engeller. Saçların daha yumuşak olmasını sağlar.&nbsp;</li>
	<li>Kesik, yanık izlerinin tedavisinde etkilidir. Yaraların iyileşmesine yardımcı olur.</li>
	<li>Ağız ve diş sağlığında da tercih edilebilir. Hem ağızda hoş koku bırakır hem de ağız içi yaralara karşı etkilidir.</li>
	<li>Makyaj temizliğinde kullanılabilir. Bir parça pamuğa gül suyu dökerek günlük makyajınızı nazikçe temizleyebilirsiniz.</li>
	<li>Tıraş sonrasında cildi rahatlatmak, tahrişi ve kızarıklığı gidermek amacıyla kullanılabilir.</li>
</ul>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 25 Apr 2020 13:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimbolgehaber.com/images/haberler/2020/04/iste-gozalti-morluklarini-ve-sivilceleri-yok-eden-o-mucizevi-urun-1587808939.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Eklem ağrılarına ne iyi gelir? Pek çok kişi bilmiyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/eklem-agrilarina-ne-iyi-gelir-pek-cok-kisi-bilmiyor-69</link>
                <guid>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/eklem-agrilarina-ne-iyi-gelir-pek-cok-kisi-bilmiyor-69</guid>
                <description><![CDATA[Dünya nüfusunun yüzde 88’i ağrıdan şikayet ediyor. Bel ve sırt ağrısından yakınanların oranı ise yüzde 94. Uzun süre hareketsiz kalma, yaşanan kilo sorunları, ağır egzersizler, sedanter yaşam ve çeşitli hastalıklar sebebiyle kemik, eklem, bel, boyun ve kas ağrıları çok sık yaşanıyor. Tedavi edilmediğinde ise yaşam kalitesini büyük ölçüde olumsuz etkiliyor. Ancak ağrı çekenlerin çoğu bu sorunla nasıl başa çıkabileceğini bilmiyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi ve Fitoterapi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdem Yeşilada, bu sorunların her yaşta ve cinsiyette ortaya çıkabileceğini vurgulayarak, “Eklem ve kas ağrılarının tedavisinde topikal (jel formunda) uygulamaların emilim hızı sistemik ürünlere kıyasla daha fazla. Etkinliği klinik çalışmalarla onaylanmış lokal fitoterapi ürünleri ağrı, ödem ve iltihabın giderilmesinde etkili olabilecektir” dedi.</p>

<p>Dünyada en sık görülen sağlık sorunların başında bel ve eklem ağrıları geliyor. Gün içinde hareketsiz kalma, bilgisayar başında uzun süre oturma, ağır egzersizler ve zorlaşan yaşam koşulları ile birlikte bel, boyun ağrıları başta olmak üzere eklem ağrıları giderek artıyor. Yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bu ağrıların karşısında çoğu kişi ne yapacağını bilmiyor. Ancak bu ağrılar tedavi edilmediğinde günlük yaşantının rutinlerini yerine getirme ya da sevdiğimiz bir aktiviteden bizi alıkoyarak sorunlara yol açabilir.</p>

<p>Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi ve Fitoterapi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdem Yeşilada Prof. Dr. Erdem Yeşilada, bu ağrı ve fonksiyon kayıplarının giderilmesinde fitoterapi ürünlerinin kullanılmasını önerdi. Boswellia serrata (Akgünlük), Celasturus paniculatus, zencefil, karabiber, lavanta özütlerinin ağrı ve ödem giderici etkisine dikkat çeken Prof. Dr. Erdem Yeşilada şu bilgileri verdi:</p>

<p>Türkiye’de Akgünlük olarak bilinen Boswellia serrata bitkisinin özütleri dünyadaki en iyi iltihap önleyici, ödem ve şişlik gidericidir. Bu özütler jel formunda bir üründe kullanıldığında etkisi 2 ile 6 kat artıyor. Hindistan’da yetişen Celasturus paniculatus bitkisinin özütleri ağrı kesicidir. Zencefil, karabiber, lavanta özütlerinin de yine ağrı kesici, ödem ve şişlik giderici etkileri bilinmektedir. İçeriğinde bu özütler bulunan topikal (sürülebilir) fitoterapi ürünlerinin ağrı ve şişlikler üzerindeki etkinliği klinik deneylerle kanıtlanmıştır.”</p>

<h2>HAREKET KABİLİYETİNİN ARTIRILMASI İÇİN TOPİKAL ÜRÜNLER KULLANIN</h2>

<p>Sedanter yaşamı olanlar, sürekli bilgisayar başında oturanlar, hareketsizlikten eklem tutukluğu yaşayanlar, ağır spor sonrası eklem ağrısı şişliği hissedenler, osteoartrit hastaları, bel ve boyun ağrısı yaşayanlarda hızlı etki gösteren topikal fitoterapi ürünleri kullanılması yararlı olabilmektedir. Boswellia serrata, Celasturus paniculatus, zencefil, karabiber, lavanta içeren topikal yani yağ formüllü ve hızlı emilim sağlayan ürünlerle hareket kabiliyetinde iyileşmeyi, eklem esnekliğinde artışı, ağrı ve şişlikte azalmayı daha hızlı ve etkili sağlayabilirsiniz.</p>

<h3>ETKİN TEDAVİ İÇİN FİTOTERAPİ ÜRÜNLERİNİ TERCİH EDİN</h3>

<p>Prof. Dr. Erdem Yeşilada bitkilerle tedavi konusunda şu noktalara dikkat çekiyor: Herkes bitkilerin sağlık için kullanımıyla ilgili bilgiler veriyor ama bunların hepsi doğru değil. Biz bitkiler üzerinde sadece in vitro (test tüpleri ile yapılan) deneysel çalışmalara güvenmeyiz. Çünkü vücuda girdikten sonra mide ve bağırsakta değişime uğrar, farklı moleküllere dönüşür. Bu maddelerin hepsini akılcı kullanmak gerekiyor. İnsanlar panik yapmadan doğru tavsiyeleri uygulamalı. Güncel tedavi yaklaşımında aktarlardan alınan bitkilerle doğru tedaviyi uygulamanız mümkün olmaz. Bu nedenle bitkilerden elde edilen çağdaş üretim koşullarına uyularak hazırlanan standardize edilmiş fitoterapi ürünleri ile etkin bir tedaviye cevabı sağlanabilir. Standart bitki ekstreleri ile istenilen doz ayarı yapılabilir, daha yüksek oranda etkili içeriğin istenilen miktarda verilmesi sağlanır, standart ekstrelerle her uygulamada istenilen kan seviyesine erişilir. Bu suretle etkin bir tedavi cevabı sağlanabilir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 25 Apr 2020 12:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimbolgehaber.com/images/haberler/2020/04/eklem-agrilarina-ne-iyi-gelir-pek-cok-kisi-bilmiyor-1587808387.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bayramda normalleşme başlayacak mı?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/bayramda-normallesme-baslayacak-mi-61</link>
                <guid>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/bayramda-normallesme-baslayacak-mi-61</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, gazeteci Candaş Tolga Işık'a önemli açıklamalarda bulundu. Koca, “Şu anki iyiye gidişat bizi gevşetmesin, bu tablo tamamen hareketlilikle orantılı. Hareketliliği bir süre daha en azından Ramazan ayı boyunca kontrol altında tutmak zorundayız, gevşediğimiz an tablo kötüye gider." dedi. Koca, "Bayramda normalleşme başlayacak mı?" sorusuna "Birkaç haftanın seyrine bakıp bu kararı vereceğiz ama gönlüm bunu yapmaktan yana değil.” diye yanıt verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci Candaş Tolga Işık, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Az önce Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'yla konuştum. Bakan, salgında şu anki gidişattan 65 yaş üzeri vatandaşların taleplerine, okulların açılmasından bayramda normale dönülmesine kadar çok önemli açıklamalar yaptı." diyerek Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın açıklamalarını paylaştı.</p>

<p><strong><em>İşte Sağlık Bakanı Koca'nın açıklamaları:&nbsp;</em></strong></p>

<p><strong>TABLO NEDEN İYİYE GİDİYOR?</strong></p>

<p>“Şu anki iyiye gidişat bizi gevşetmesin, bu tablo tamamen hareketlilikle orantılı. Hareketliliği bir süre daha en azından Ramazan ayı boyunca kontrol altında tutmak zorundayız, gevşediğimiz an tablo kötüye gider."</p>

<p><strong>BAYRAMDA NORMALLEŞME BAŞLAYACAK MI?</strong></p>

<p>“3 günlük Ramazan bayramında normale dönüşün başlatılması bizim tercih ettiğimiz bir şey değil. Bilim Kurulu da bayramı geçirmekten yana. Birkaç haftanın seyrine bakıp bu kararı vereceğiz ama gönlüm bunu yapmaktan yana değil.”</p>

<p><strong>OKULLAR AÇILACAK MI?</strong></p>

<p>“Okulların tamamen açılmasından ziyade Milli Eğitim Bakanlığımız’la birlikte bu sene son sınıflara ve sınavların yapılmasına dair bir planlama yapıyoruz. 15 Mayıs sonrası seyre bakarak AVM’lere yönelik de böyle kademeli bir adım atılabilir.”</p>

<p><strong>65 YAŞ ÜSTÜ NE ZAMAN SOKAĞA ÇIKABİLECEK?</strong></p>

<p>“65 yaş üzeri vatandaşlarımız haklı ama ne olur bize güvensinler. Şu an vefat sayılarımız onları korumaya alabildiğimiz için daha düşük. Ramazanda dayansınlar. Bayramda ya da hemen sonrasında ilk önce onlara özel bir karar alabiliriz.”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 25 Apr 2020 12:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimbolgehaber.com/images/haberler/2020/04/bayramda-normallesme-baslayacak-mi-1587806467.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Crohn hastalığı nedir? Crohn tedavisi nasıl olur? Crohn belirtileri nelerdir? Crohn tedavisinde ilaçların rolü</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/crohn-hastaligi-nedir-crohn-tedavisi-nasil-olur-crohn-belirtileri-nelerdir-crohn-tedavisinde-ilaclarin-rolu-52</link>
                <guid>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/crohn-hastaligi-nedir-crohn-tedavisi-nasil-olur-crohn-belirtileri-nelerdir-crohn-tedavisinde-ilaclarin-rolu-52</guid>
                <description><![CDATA[Sindirim sisteminin başından sonuna bütün noktalarını tutabilen ve belirtilerinin başka hastalıklarla karıştırılması dolayısıyla çok geç teşhis edilebilen bir hastalık Crohn. Daha çok bağırsaklarda görülse de gözler, damarlar ve cilt gibi akla gelmeyecek birçok noktada sorunlara yol açan bu hastalığın en tipik belirtileri ise genellikle şiddetli seyreden karın ağrısı ve kilo kaybı. Dalgalı bir seyir izlesede Crohn tedavisinin gelişen ilaçlar sayesinde artık çok daha kolay olduğunu söyleyebiliriz.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Genellikle ince ve kalın bağırsakta görülen bir hastalığın izlerine ağız boşluğunda da rastlanabilir mi? Ya da cildinizde yaşadığınız bir sorunun nedeni bir sindirim sistemi hastalığı olabilir mi? Eğer hastalık ‘Crohn’ ise cevabımız, ‘evet’. Sindirim sisteminin ağız boşluğu ile kalın bağırsak arasındaki tüm bölümlerini tutabilen ve tuttuğu bölümde kalınlaşma ile ülserlere yol açan iltihabi bir bağırsak hastalığı olan Crohn sadece sindirim sistemini tahrip etmiyor; bağırsak dışı pek çok sistem ve organı da tutabiliyor. Crohn hastalarının en çok korktukları şeylerden biri ise dalgalı bir seyir izleyen bu hastalığın alevlendiği dönemde hastanede tedavi gerektirecek kadar şiddetlenmesi. Neyse ki bu kadar ciddi sorunlar yaratan Crohn’la ilgili geliştirilen yeni ilaçlar tedavide gün geçtikçe daha başarılı sonuçlar alınmasını sağlıyor. Hastalığın etkileri dolayısıyla sosyal hayatları ciddi oranda kısıtlanan ve hayat kaliteleri oldukça düşen Crohn hastaları artık daha etkin tedavilerden faydalanabiliyorlar.</p>

<p>“Bu yeni ilaçların belki de en önemli artılarından biri, uzun dönem kortizona ve buna bağlı yan etkilere maruz kalmadan tedavi imkanı sağlayabilmeleri” diyen Acıbadem Fulya Hastanesi Crohn ve Kolit Merkezi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hülya Hamzaoğlu hastalığın tipik özellikleri hakkında bilgiler paylaştı.</p>

<h2>CROHN BELİRTİLERİ: YEMEK SONRASINDA KARIN AĞRISI BAŞLIYORSA...</h2>

<p>Hastalığın en tipik belirtisi genellikle yemek sonrasında ortaya çıkan karın ağrısı. Çoğunlukla göbek çevresi ve altında gelişen karın ağrısının yanı sıra ishal de Crohn’un en sık rastlanan belirtilerinden biri. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hülya Hamzaoğlu, “Eğer bağırsakta ciddi derecede daralma oluşmuşsa bu kez de karında şişkinlik, ağrı, kusma veya kabızlık da görülebiliyor” diyor. Hastalığın kalın bağırsakta tutulum yapması durumunda ise dışkıyla birlikte kan gelmesi başka bir belirti olarak ortaya çıkıyor. Hastalığın alevlendiği dönemde yorgunluk, halsizlik, yüksek ateş, iştahsızlık, istemsiz kilo kaybı; anal bölge tutulumunda anüs çevresinde çatlak, iltihaplı akıntı yapan fistüller ve apseler görülebiliyor.</p>

<h3>CROHN HASTALIĞINDA TETİKLEYİCİ FAKTÖRLERE DİKKAT</h3>

<p>Crohn halen gizemini koruyan bir hastalık olmakla birlikte ortaya çıkmasında genetik ve çevresel faktörlerin birlikte rol oynadığı düşünülüyor. Ailesinde Crohn öyküsü olan bir kişide hastalığın görülme riski daha fazla. Ayrıca sigara burada da çok olumsuz bir etkiye sahip. Tedaviye başlayan hastanın sigara içiyorsa sigarayı bırakması şart. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hülya Hamzaoğlu bunun dışında gıdalarla alınan bazı bakteri, bakteri toksinleri ve virüslerin hastalığın ortaya çıkmasında rol oynayabildiğini belirterek “Ayrıca hastalığı alevlendirebilen aspirin, antibiyotik ve bazı ağrı kesicilerin alınmasına da dikkat edilmesi gerekiyor” uyarısında bulunuyor.</p>

<h4>CROHN HASTALIĞINDA DENGELİ BESLENME DAHA ÖNEMLİ HALE GELİYOR</h4>

<p>Bağırsaklarda emilimi bozan, iştahsızlık ve ishal gibi nedenlerle sıvı, mineral, vitamin, elektrolit oranlarında ciddi kayıplara neden olabilen Crohn, hastaların dengeli beslenmeye fazla dikkat etmelerini gerektiren bir hastalık. İshal döneminde çok posalı yememek ve lifli besinleri azaltmak hastaları rahatlatabilecek bir diğer önlem. Bağırsak kanseri riskini artıran işlenmiş gıdalar ve etler ya da yanmış yağlardan kaçınmak da şart. Yine de iyi haber şu ki: Crohn hastalarının katı bir diyet yapmalarına gerek yok!</p>

<h5>CROHN TEDAVİSİNİN İLK BASAMAĞI İLAÇLAR</h5>

<p>Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hülya Hamzaoğlu tedavinin, hafif veya ağır seyirleri olan Crohn hastalığının şiddetine ve en yoğun olarak hangi bölgede yerleştiğine göre belirlendiğini belirterek şunları söylüyor: “Tedavide ilk basamağımız ilaçlar. Son yıllarda kullanıma giren Anti-TNF, Anti-integrin ajanlar gibi biyolojik tedavilerle başarı şansımız artmış durumda. Hastalarda daha önceleri kortizon tedavileriyle göremediğimiz endoskopik düzelmeyi saptayabiliyoruz. Yan etki profili bu ilaçlarla, kortizonlu tedavilere göre çok daha az oluyor. Sonuç alamazsak ve gerçekten gerekliyse cerrahi tedaviye başvuruyoruz. Hastalığa neden olan etken ya da etkenler dünyada henüz tam olarak gösterilememiş olsa bile yeni tedavilerle hasta çok daha kaliteli bir yaşam sürebiliyor”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 05 Dec 2019 11:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimbolgehaber.com/images/haberler/2019/12/crohn-hastaligi-nedir-crohn-tedavisi-nasil-olur-crohn-belirtileri-nelerdir-crohn-tedavisinde-ilaclarin-rolu-1575536184.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bebeklerde atopik dermatite karşı etkili öneriler</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/bebeklerde-atopik-dermatite-karsi-etkili-oneriler-44</link>
                <guid>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/bebeklerde-atopik-dermatite-karsi-etkili-oneriler-44</guid>
                <description><![CDATA[Dünya genelinde en sık görülen kronik bir deri hastalığı olan Atopik dermatit (Atopik Egzama) ilk belirtilerini bebeklik döneminde göstermesiyle biliniyor. Prof. Dr. Ertuğrul H. Aydemir, kızarıklık ve kaşıntı gibi egzamanın tetikleyici unsurlarına dikkat çekerek, bebeklerin cildini korumak için önemli ipuçları veriyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bebeklerde sıkça karşılaşılan Atopik dermatit (Atopik Egzama) kalıtsal olduğu bilinen bir egzama türüdür. Ebeveynlerin ikisinde birden atopik egzama varsa bu rahatsızlığın bebeklerde de görülme ihtimali yüzde 50’nin üzerine çıkmaktadır. Bazı tetikleyici unsurlarla şiddeti artabilen bu deri rahatsızlığının ilk belirtileri bebeklerde bir yaşını doldurmadan görülebiliyor. Prima Uzman Kurulu Üyesi Dermatolog Prof. Dr. Ertuğrul H. Aydemir, bebeklerin cildini egzamanın olumsuz etkilerinden ve ataklarından korumak için pratik önerilerde bulunuyor.</p>

<p><strong>İLK BELİRTİLERE DİKKAT EDİN</strong></p>

<p>İlk belirtiler, bebeklerde genellikle yanaklarda palyaço makyajını andırır biçimde kırmızı, hafif şiş, üzeri kuru ve ince kepekli yamalar şeklinde kendini gösterir. Atak dönemlerinde daha fazla şişme ve sulanma görülebildiği gibi kaşıntı da olabilir. Şiddetli ataklarda ise kollar, bacaklar ve gövdede de benzer kızarıklıklar ve kaşıntılı belirtiler ortaya çıkar. Bu alanlar özen gösterilmediğinde kolayca mikrop kapabilir ve bu da kaşıntının ve egzamanın şiddetini artırmasına neden olur.</p>

<p><strong>BEBEKLERİN BANYOSU SIK YAPILMALI AMA KISA SÜRMELİ</strong></p>

<p>Atopik dermatiti tetikleyen nedenler arasında bebeklerin cildini aşırı sabunlama, keseleme, alkol içeren kolonya benzeri ürünlerin kullanımı ve bebeğin fazla terlemesi sayılabilir. Ancak Prof. Dr. Ertuğrul H. Aydemir, en sık görülen ve kolayca gözden kaçabilen nedenlerden birisinin de yünlü giysiler olduğuna dikkat çekiyor. Giysilerdeki yün liflerinin çok fazla tahrişe neden olduğunu söyleyen Prof. Dr. Aydemir, bu liflerin kaşıntıyı da artırabileceğini belirtiyor. Sentetik giysiler de bebekleri terleterek, kaşıntıyı artıracağından bebek kıyafetlerinde pamuklu kumaşların tercih edilmesi öneriliyor.</p>

<p>Bebeklerin cildinin çok kuru olması da kaşıntıyı tetikleyebiliyor. Bebeklerin yıkanma sıklığı konusunda değişik görüşler olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ertuğrul H. Aydemir, ebeveynlere bebeklerini sık (her gün gibi) ve ılık suyla yıkamalarını öneriyor. Bebek kurulandıktan sonra, 2-3 dakika içerisinde cildine iyi bir vücut nemlendiricisi sürülmesi de bebeklerin cildinin kuru kalmamasını sağlayarak kaşıntıyı önlüyor. Ancak banyo uygulamasının kısa sürmesi, bebeğin yıkandığı suyun ılık olması ve bebekleri sabunlama işleminin de uzun tutulmaması gerekiyor.</p>

<p>Egzamanın şiddetlenmesinde yiyeceklerin etkisi de çok tartışılan konuların başında geliyor. Bebeklerin ilk 2 yaş aralığında yediklerinin egzama üzerinde sınırlı etkileri olsa da, annelerin bebeklerinin yediklerine nasıl tepkiler verdiğini gözlemlemesi öneriliyor.</p>

<p><strong>BEBEKLERİN BEZ BÖLGESİ KURU OLMALI</strong></p>

<p>Bebeklerde cildin idrar ya da dışkıyla teması tahrişi artıracağı için yeni geliştirilen, emici kanal teknolojisine sahip, nefes alabilen bebek bezlerinin kullanımı da problemin etkilerini azaltıyor. Sıvıyı emen ve hapseden, daha fazla kuruluk sağlayan bebek bezleri bez bölgesini kuru tutarak tahrişi önlüyor.</p>

<p><strong>DERMATOLOG TAVSİYESİ ALINMALI</strong></p>

<p>Atak dönemlerinde tedavi için muhakkak bir dermatoloğa başvurulması öneriliyor. Ailelere internetten edindikleri bilgilerle ya da eş dost önerileriyle ilaç kullanmamalarını, özellikle de bir dermatolog denetimi olmadan asla kortizon içeren ürünler denememelerini öneren Prof. Dr. Ertuğrul H. Aydemir, egzamanın genellikle 2 yaşın sonuna doğru kendiliğinden kaybolduğunu daha sonra ise şekil değiştirerek devam edebildiğini veya tamamen yok olabildiğini belirtiyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Oct 2019 13:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimbolgehaber.com/images/haberler/2019/12/bebeklerde-atopik-dermatite-karsi-etkili-oneriler-1575544034.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İşten eve döndüğünüzde lenslerinizi çıkarın</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/isten-eve-dondugunuzde-lenslerinizi-cikarin-43</link>
                <guid>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/isten-eve-dondugunuzde-lenslerinizi-cikarin-43</guid>
                <description><![CDATA[Günümüzde kontakt lens kullananların sayısı giderek artıyor. Gerek renkli göze sahip olabilmek adına, gerekse de göz bozukluğu nedeniyle kullanılan kontakt lensler bazı basit kurallara dikkat edilmediğinde ciddi sorunlara yol açıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kontakt lensler; göz bozukluğu olan, gözlük takmak istemeyen, gözleri lazere uygun olmayan hastalar tarafından sık tercih ediliyor. “Kontakt lensler; yerinde ve kurallarına uyulması şartıyla bizlerin de sıklıkla reçete ettiği yardımcı görme aparatlarıdır” diyen Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Fatih Atmaca, kurallara dikkat etmediğimizde kontakt lenslerin faydadan çok zarar verebileceği konusunda uyardı.</p>

<p>Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Fatih Atmaca, kontakt lens kullanımı ile ilgili tavsiyelerde bulundu:</p>

<p><strong>1- Lensleri kısa süreli kullanmalıyız</strong></p>

<p>Oksijen geçirgenlikleri ne kadar yüksek olursa olsun; kontakt lensli bir göz, normal bir göze göre daha az oksijenlenir. Bu nedenle lenslerimizi mümkün olduğunca kısa süreli kullanmalıyız. Örneğin okuldan veya işten eve döndüğümüzde lenslerimizi çıkarmalı, gözlük kullanmalıyız.</p>

<p><strong>2- Lenslerimizin hijyenine dikkat etmeliyiz</strong></p>

<p>Lenslerimizin hijyeni konusunda da oldukça dikkatli olmamız gerektiğini dile getiren Dr. Fatih Atmaca, “Lenslerimizi takarken ve çıkarırken önce ellerimizi yıkamalıyız. Lenslerimizi çıkardıktan sonra temiz lens kutumuza solüsyonumuzu yenileyerek koymalıyız” şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>3- Lenslerle asla uyumamalıyız</strong></p>

<p>Lenslerimizle asla ve asla uyumamamız gerekiyor. Hastalarımıza bunu söylediğimizde bazen ‘Ama hocam böyle yapan arkadaşlarımız var ve bir şey olmuyor’ cevabını alabiliyoruz. Benim bu durumda verdiğim cevap şu oluyor: “Bir gün bir şey olmaz, bin gün bir şey olmaz. Bin birinci gün iltihap kapabilirsiniz.” İşin kötü tarafı kontakt lens kullanımına bağlı başta keratit dediğimiz enfeksiyonlar (lensi üzerine taktığımız gözümüzün saydan ön tabakasının iltihabı) kalıcı görme kaybına neden olacak kadar ciddi bir hal alıyor. Uyumadan önce nasıl ki ayakkabımızı, çorabımızı çıkarma ihtiyacı hissediyorsak, lenslerimizi de çıkarmadan uyumamalıyız. Unutmayalım ki göz bebeklerimiz ayak tabanımızdan çok daha hassas.</p>

<p><strong>4- Lenslerle havuza girmemeliyiz</strong></p>

<p>Bir diğer yanlışın ise aylık lenslerin bir ay gözde kalabileceği düşüncesi olduğuna dikkat çeken Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Fatih Atmaca, “Bu kesinlikle yanlıştır. Aylık lens yoktur; sabah takıp akşam çıkarmak kaydı ile bir ay kullanabileceğiniz lensler vardır. Lensleriniz ile asla havuza girmeyin. Havuzdaki klor, koruyucu maddeler, boyar maddeler ve diğer havuz kullanıcılarının vücut sıvıları kontakt lensinize yapışır ve siz havuzdan çıksanız dahi lensler gözünüzde kaldığı sürece gözünüz bu zararlı ve kirli maddelere maruz kalmaya devam eder. Unutmayalım ki keratit dediğimiz ciddi göz enfeksiyonu ile karşılaştığımız her iki hastadan biri düzensiz kontakt lens kullanıcısı. Bu nedenle lens kullanırken dikkatli olmalı, azı karar çoğu zarar özdeyişini akılda tutmalıyız” dedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Oct 2019 13:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimbolgehaber.com/images/haberler/2019/12/isten-eve-dondugunuzde-lenslerinizi-cikarin-1575544084.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Haftada 3 gün tüketin yeter... Ciğerlerinizi ilk günkü haline getiriyor!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/haftada-3-gun-tuketin-yeter-cigerlerinizi-ilk-gunku-haline-getiriyor-31</link>
                <guid>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/haftada-3-gun-tuketin-yeter-cigerlerinizi-ilk-gunku-haline-getiriyor-31</guid>
                <description><![CDATA[Eşek dikeni nedir, eşek dikeninin faydaları nelerdir? sorusunun cevapları son günlerde çok fazla merak ediliyor. Eşek dikeni akız, kansa ve kenger gibi çeşitli isimlerle anılıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>EŞEK DİKENİ NEDİR?</strong></p>

<p>Eşek dikeni papatyagiller familyasındandır. 1 veya 2 yıl yaşayabilen bu&nbsp;bitki&nbsp;çorak arazi ve tarlalarda yetişmektedir. İnce ve çengelli olan kenger bitkisi temmuz ve ağustos aylarında iyice çiçeklenmektedir. Temmuz ve ağustos aylarında eşek dikeninin rengi erguvan ve beyaz rengini almaktadır. Eşek dikeninin çiçekleri yaşken güzel kokuludur ancak kuruduklarında kokusu tamamen kaybolur.</p>

<p>Diyarbakır yöresinde kenger yemeği olarak pişen eşek dikeni yöre halkı tarafından severek pişiriliyor. İçine kuzu eti koyularak kavrulan eşek dikeninin yemeğine kenger meftunesi deniliyor. lezzetti ve son derece sağlıklı olan bir bitki olan eşek dikeni nedir, nerelerde yetişir? Eşek dikeninin faydaları nelerdir? sorularının cevapları haberimizde...</p>

<p><strong>EŞEK DİKENİ NERELERDE YETİŞİR?</strong></p>

<p>Kırmızı ve mor renkte çiçekler açan eşek dikeni, ülkemizin neredeyse çorak olan hemen hemen her arazisinde yetişir. Eşek dikeninin Türkiye 'de yetiştiği yerler, Ege bölgesi, Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu bölgesidir. Eşek dikeni nadir olarak Ege ve Akdeniz bölgesinde de yetişmektedir.</p>

<p>Eşek dikeninin ege bölgesinde kenger ismiyle kahvesi yapılmaktadır. Eşek dikeninin en çok zeytinyağlı yemeklerinin yapıldığı yer ege bölgesidir. Aynı zamanda eşek dikeninin&nbsp;Diyarbakır'da kenger meftunesi adında kuzu etli kavurması yapılmaktadır.</p>

<p>Eşek dikeninin sağlık açısından bir çok faydası bulunmaktadır. Lezzetli bir şekilde yemeklerinin yapıldığı eşek dikeninin faydalarını şu şekilde sıralayabiliriz:</p>

<p><strong>MİGRENİ TEDAVİ EDER</strong></p>

<p>Eşek dikeninin kramp çözücü özelliği bulunmaktadır. Bu özelliği sayesinde migren ve çeşitli baş ağrıları tedavisinde etkili olduğu bilinmektedir.</p>

<p><strong>SİNDİRİM İSTEMİNE İYİ GELİR</strong></p>

<p>Eşek dikeni zengin lif oranı sayesinde sindirim sistemini iyileştirmektedir. Aynı zamanda sinir sistemini onararak vücuttaki kanı temizlemeye yardımcı olmaktadır.</p>

<p><strong>KARACİĞER YAĞLANMASI OLANLAR YEMEĞİNİ YAPIP YİYEBİLİR</strong></p>

<p>Eşek dikeni en çok karaciğer organına fayda sağlamaktadır. Karaciğer yağlanması olanlar eşek dikeni yemeğini haftada en ez iki kere tüketebilirler.</p>

<p><strong>KARACİĞER YAĞLANMASI OLANLAR YEMEĞİNİ YAPIP YİYEBİLİR</strong></p>

<p>Eşek dikeni en çok karaciğer organına fayda sağlamaktadır. Karaciğer yağlanması olanlar eşek dikeni yemeğini haftada en ez iki kere tüketebilirler.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Eşek dikeni en çok karaciğer organına fayda sağlamaktadır. Karaciğer yağlanması olanlar eşek dikeni yemeğini haftada en ez iki kere tüketebilirler.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Sep 2019 11:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimbolgehaber.com/images/haberler/2019/12/haftada-3-gun-tuketin-yeter-cigerlerinizi-ilk-gunku-haline-getiriyor-1575544198.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bu besin meğer karaciğeri bitiriyormuş!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/bu-besin-meger-karacigeri-bitiriyormus-26</link>
                <guid>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/bu-besin-meger-karacigeri-bitiriyormus-26</guid>
                <description><![CDATA[Beslenme alışkanlıkları, karaciğer sağlığını doğrudan etkiliyor. Yağlı gıdaların yanı sıra, şekerli ve tuzlu yiyecekler de karaciğer sağlığına zarar veriyor. Lif oranı yüksek olan yiyeceklerin karaciğerin en iyi şekilde çalışmasına yardımcı olabileceğini belirten uzmanlar, paketli atıştırmalıkların zararları konusunda uyarıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Beslenme alışkanlıkları,&nbsp;karaciğer&nbsp;sağlığını doğrudan etkiliyor. Yağlı gıdaların yanı sıra, şekerli ve tuzlu yiyecekler de karaciğer sağlığına zarar veriyor. Lif oranı yüksek olan yiyeceklerin karaciğerin en iyi şekilde çalışmasına yardımcı olabileceğini belirten uzmanlar, paketli atıştırmalıkların zararları konusunda uyarıyor.</p>

<p><strong>PAKETLENMİŞ ABUR-CUBUR YİYECEKLERİ SINIRLAYIN!</strong></p>

<p>"Cips ve unlu mamuller ile ilgili problem genellikle şeker, tuz ve yağ ile doldurulmuş olmalarıdır" diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkcü, "Çalışmak için yanınızda sağlıklı atıştırmalık bulundurun. 10-12 adet yer fıstığını robottan çekip, doğal bir fıstık ezmesi elde edip yanında bir dilim elma ile yiyebilirsiniz. Ya da kuru kayısı veya hurma arasına ceviz yerleştirerek mini sağlıklı atıştırmalık sandviçler elde edebilirsiniz. Bu tarifler, tatlı krizlerinize de birebir" önerisinde bulundu.</p>

<p><strong>PATATES KIZARTMASI VE HAMBURGER SİROZA YOL AÇIYOR!</strong></p>

<p>Patates kızartması ve hamburgerin&nbsp;karaciğer&nbsp;sağlığını tehdit eden gıdalardan olduğunu belirten Örkcü, "Doymuş yağ oranı yüksek yiyecekleri çok fazla yemek, karaciğerinizin işini yapmasını zorlaştırabilir. Zamanla siroz olarak bilinen karaciğerde iz kalmasına yol açabilecek iltihaplanmalara neden olabilir." dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>ŞEKERİ AZALTIN!</strong></p>

<p>Çok fazla tatlı tüketiminin karaciğere zarar verebileceğini ifade eden Özden Örkcü, "Çünkü karaciğerin işinin bir parçası şekeri yağa dönüştürmek. Eğer aşırıya kaçarsanız, karaciğeriniz çok fazla yağ yapar. Uzun vadede, yağlı&nbsp;karaciğer&nbsp;hastalığı gibi bir durumla karşılaşabilirsiniz." dedi.</p>

<p><strong>SUYUN YARARLARINA ŞAŞIRACAKSINIZ!</strong></p>

<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Özden Örkcü, "Karaciğeriniz için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri sağlıklı kilonuzu korumaktır. Gazlı içecekler veya sporcu içecekleri gibi şekerli içecekler yerine içme suyu alışkanlığı edinin. Her gün kaç kalori kazanacağınıza şaşıracaksınız" diyerek, önerilerini şöyle sıraladı:</p>

<p><strong>TUZUN ÜZERİNE BİR KAPAK KOYUN</strong></p>

<p>Vücudunuzun biraz tuza ihtiyacı var; fakat yapılan araştırmalar, sodyumdan yüksek bir diyetin&nbsp;karaciğer&nbsp;izinin ilk aşaması olan fibrozise yol açabileceğini öne sürmektedir. Tuzu kesmek için ise yapabileceğiniz bazı kolay şeyler var. Pastırma ya da şarküteri gibi işlenmiş yiyeceklerden kaçının. Konserve sebzeler yerine taze seçin.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Sep 2019 11:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimbolgehaber.com/images/haberler/2019/03/bu-besin-meger-karacigeri-bitiriyormus-1552812276.jpg"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kış Aylarında 5 Tavsiyeye Dikkat!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/kis-aylarinda-5-tavsiyeye-dikkat-17</link>
                <guid>https://www.bizimbolgehaber.com/haber/kis-aylarinda-5-tavsiyeye-dikkat-17</guid>
                <description><![CDATA[Kış deyince ilk olarak hemen akla bitmeyen soğuklar, erken kararan hava ve uzun süreli hastalıklar geliyor… ‘’Bu kış hasta olacak mıyım?’’ tedirginliğini bazı dönemlerde çoğumuz yaşıyoruz. Esasen kışın soğuk günlerine karşı sağlıklı olabilmek ve kışın büyüleyici güzelliğini yaşayabilmek çok kolay! İşte size soğuk kış günlerine karşı koyabilmenize yardım sağlayacak bazı öneriler...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<div>
<p><strong>Bağışıklık sisteminize güç veren gıdaları tercih edin</strong></p>
</div>

<div>
<div>
<p>Kış mevsiminin zorluklarına göğüs germenin yolu beslenme alışkanlıklarınızı mevsime göre ayarlamaktan geçiyor. Dengeli bir beslenme düzeni, kış mevsiminin zorluklarını atlatmanızda yardımcı olacak. Soğuk kış günlerine karşı bağışıklık sisteminizi güçlendirecek besinleri tercih edin ve sıvı tüketimini ihmal etmeyin.</p>
</div>
</div>

<p><img src="http://tags.bluekai.com/site/41218?limit=1&amp;phint=event%3Dnative&amp;phint=brand%3Dlipton_milliyet" style="height:1px; width:1px" /><strong>Kışın da bol sıvı tüketimine dikkat!</strong></p>

<div>Çoğu kişi yaz mevsiminin kavurucu, sıcak günlerinde su içmeyi ihmal etmezken; kış aylarının soğuk günlerinde sıvı tüketimini göz ardı edebiliyor. Oysa vücudun yüzde 60’ının sudan oluştuğunu göz önünde bulundurursak; beden sağlığımız için her mevsim aynı oranda düzenli sıvı tüketimine ihtiyaç duymaktayız. Su, vücudun tüm fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için gerekli. Kış mevsiminde de beden sağlığınız için sıvı tüketimine gereken önemi vermeyi unutmayın.</div>

<div>
<div>
<p><strong>Kış meyvelerinin tadını çıkarın</strong></p>
</div>

<div>Sofranızda kış meyvelerine daha fazla yer açmanız; vücudunuz için gerekli besin materyallerini daha rahat almanızı sağlar. Soğuk kış günlerinin beraberinde getirebileceği hastalıklara karşı durabilmeniz elma, portakal, mandalina gibi kış meyvelerinin yardımıyla olacak. Hem lezzet açısından zengin hem de besin ve vitamin deposu olan kış meyvelerine sofranızda daha fazla yer açın.</div>
</div>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 16 Sep 2019 14:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.bizimbolgehaber.com/images/haberler/2019/03/kis-aylarinda-5-tavsiyeye-dikkat-1552736314.jpg"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
