
Cumhuriyet Halk Partisinde mahkeme tarafından İstanbul İl Başkanlığı'na Çağrı Heyeti Başkanı olarak atanan Gürsel Tekin Çekmeköy’de Basın Mensupları ile bir araya gelerek gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.
CHP İstanbul İl Başkanlığı Çağrı Heyeti Başkanı Gürsel Tekin Çekmeköy Köy Konağı Restoran’da düzenlenen kahvaltı programında, basın mensupları ile bir araya gelerek önemli açıklamalarda bulundu. Gürsel Tekin’e çağrı heyeti üyeleri Zeki Şen ve Erkan Narsap ve partililer eşlik etti. Programda programı düzenleyenlere ve katılım sağlayan basın mensuplarına teşekkür ederek başlayan Gürsel Tekin “ 2007 Yılında İstanbul İl Başkanlığına atandığımda ilk konuşmam yerel medya ile olmuştu. Neden? Yerel Medya; Maalesef bugün biraz daha iyi gidiyor. Ama geldiğimiz durum açık ve net söylüyorum iyi veya kötü bağımsız ulusal bir medya vardı. Muhalefete yakın gazeteler, televizyonlar vardı. Ama şimdi karpuz gibi ortalığa yayıldı. Ya İktidar medyasısınız, ya da muhalefet şimdi doğal olarak da böylesine bir ortamda kendinizi ifade etmeniz çok zor. Bu konuda ulusal basından çok her zaman yerel basından daha çok destek aldık…
Uyuşturucu, Derin Yoksulluk ve Kayıp Çocuklar
İstanbul’da göreve geldiğimizden bu yana arkadaşlarımızla sürekli sahada çalışmalar yapıyoruz. Sosyal çalışmalarımızda ülkemizin bir bakıma uyuşturucu pandemisi yaşadığını görüyoruz. Bu konuda ciddi çalışmalar yapıyoruz. Son günlerde ekranlardan izlemiş olduğunuz, sanatçı, sosyete, ünlüler bulaşınca daha yeni, yeni bir toplumsal duyarlılık oluşmaya başladı. Bu uyuşturucu meselesi terör meselesinden daha ciddi olduğunun altını çizerek söylüyorum. İkincisi derin yoksulluk, değerli arkadaşlar hadi iktidar medyasını anlarım da, muhalefeti ve muhalefet medyasını anlamakta zorluk çekiyorum. 86 Milyon nüfusumuzun, son 6 Yıl içerisinde sadece bakanlık sayfasına baktığınızda göreceksiniz, 50 Milyon vatandaşımız sosyal yardıma başvuracak hale getirilmiş, Dünya’nın hiçbir yerinde böyle bir örnek yok, bu kadar insan muhtaç hale gelmişse bu derin yoksulluktur. Muhalefet yeterince görevini yerine getiremiyor. Türkiye’nin gündemini küçük kısır döngülerle boşa harcıyoruz…
Üçüncüsü kayıp çocuklar 150.000 çocuğumuz kayıp, büyük ülkelerin ordusu kadar bir sayı bu, hiç gazetelerde, televizyonlarda görüyor musunuz? İnşallah kimsenin başına gelmez. Zenginin, sosyetenin çocuğunun başına gelince mi? İlgileneceğiz…” dedi.

“Bu Rezilliği Yapanlarla Uğraşacağınıza, Hesaplaşacağınıza…”
Gürsel Tekin basın mensuplarının sorularına da içtenlikle yanıtlar verdi. İlk kez burada açıklayacağını belirterek “ Aslında o kirli medyalardan yüzlerine bakarak anlatacaktım ama cesaret edip de bizi yayınlarına çıkaramıyorlar. Bize kayyımsınız diyorlar ya… Mahkeme karar veriyor. Genel merkeze diyor ki sizden önceki yönetimin listesini yollayın. 1 ay bekletiyorlar. Karar çıkacak sonra çağrı heyeti ismi gönderin bize diyorlar. Avukat tamam diyor, orada ne oluyorsa onu da göndermiyorlar . Bu sefer dava açanları çağırıyor mahkeme, eğer siz kabul etmezseniz, genel merkeziniz de kabul etmiyor siz bari çare heyeti getirin aksi takdirde ben kayyıma emanet ederim diyor. Arkadaşlarımız da sorunu da aile içinde çözebilmek maksadıyla bizim isimlerimizi gönderiyorlar. Ondan sonra kıyametler koptu. Ya kardeşim bu duruma getiren biz değiliz. Delegenin iradesini satın alan biz değiliz. Bu rezilliğin içinde biz değiliz. Bu rezilliği yapanlarla uğraşacağınıza, hesaplaşacağınıza bu partinin evlatlarını elinizde ki iki kirli pis medyanın eline bırakarak niye bu duruma getiriyorsunuz? Ve günün sonunda bizim ve arkadaşlarımızla ilgili hukuku olmayan yani siyasi partilerin anayasası tüzüğüdür. Tüzüğün maddeleri vardır. O maddelere göre siz uygun davranırsınız. Nedir? O maddeler temel şeyi 1-Yüz kızartıcı bir meselenin içinde olmayacaksın 2- Yolsuzluk ve rüşvet almayacaksın ya baba bunlar varsa atın bizi, bunlar yoksa niye atıyorsunuz bizi… Geçen gün bir partili uluslararası milli hakem ablamız, sosyal medyasının altına Gürsel Tekin bu partinin evladıdır. Yazısından dolayı partiden atılmış. Bizim bütün bu sabrımız partimizin kurumsal kimliğine saygımızdandır. Yoksa konuşsak partide birçok insan sokağa çıkamaz. Yani bunları da aşacağız…

“ Sıkıntılı Bir Dönem Yaşıyoruz. Kim Suça Bulaştıysa Cezasını Alsın…”
Seçimle ilgili sistem değiştiği için 50+1 alırsanız iktidar olabiliyorsunuz. Bunu alamadığınız sürece iktidar olamazsınız. Bakıyorsunuz. İktidar ile muhalefetin oyları neredeyse kararsızlarla eşit durumlarda, şuan Cumhuriyet Halk Partisi büyük sorunlar yaşıyor. Tarihimizin en sıkıntılı dönemini yaşıyoruz. Bir tarafta binamız mahkemelik, Bina yöneticileri mahkemelik, genel merkez yöneticileri mahkemelik, genel merkez mahkemelik, belediye başkanları ile beraber 305 kişi tutuklu, tüm bunlara baktığınızda gerçekten zor bir dönem geçiriyoruz. Ama ben inanıyorum ki en kısa sürede içerisinde hataları, kusurları bu işlere kimler bulaştıysa elbette cezalarını alsın, ama gerçekten hiçbir suçu günahı olmayan bazı arkadaşlarımız da özgürlüklerine kavuşur. Cumhuriyet Halk Partisi kısa süre içerisinde kendisini derler toparlar. İktidara yürüyüşüne geçer. ..

“Biz Kabul Etmeseydik, Baro Gelecekti “
Biz CHP’nin ev sahipleriyiz. 42 Yıldır bu partideyiz. Ölene kadar da bu ocakta olacağız. Biz Kayyım değiliz. Çare heyetiyiz. Çare heyeti ne demektir. Bizim görev süremiz ne olacaktı biliyor musunuz? Geldiğimizde 45 gün sonra görevimiz bitecekti. Yani hukuken biz kongre yapacaktık, kongreden sonra görevimiz bitecekti. Genel merkezimiz garip bir şeydir, bunu kabul etmedi. Biz yargıya direniriz dedi. Direnin kardeşim, bizimle ilgili bir durum yok, zaman zaman arkadaşlarımızla konuşuyoruz. Bir gram kabahatimizin olduğunu bilsem özür diler geri çekilirdim. Ya diyecem ki kardeşim biz kabul etmeseydik sorunu çözmek için baro gelecekti, CHP kendi çocuklarına değil de baroya mı teslim edilecekti, Korktukları bir şey var demek ki… Hani diyorlar ya AKP yargısı… Kardeşim yargı sana her türlü imlanı tanımış, sana yazılar göndermiş bakın hepsi burada ilk kez burada konuşuyorum, partiyi zor durumda bırakmamak için hiç konuşmadım. Mahkeme yazmış sana bak böyle bir sorununuz var, biz karar vereceğiz. Aman ha genel merkez olarak bize bir çağrı heyeti gönderin diyor. Niye göndermediniz kardeşim… Sonra bunlar göndermeyince öbür dava açan Cumhuriyet Halk Partililere diyor ki arkadaş bak olmazsa kayyıma vermek zorundayım diyor. ..

“Namuslular Da, En Az Namussuzlar Kadar Cesur Olmalıdır”
Biz partimizin üstüne toz konsun istemiyoruz. Biz zor bir görev yapıyoruz. Kimlerle kavga ettiğimizi, mücadele etiğimizi bu görevimiz bittiği zaman anlatacağız. Ali İsmet Paşa’nın deyimiyle Namuslular da, en az namuzsuzlar kadar cesur olmalıdır. Ben ve arkadaşlarımda o cesaretle yola çıktık… Gerçekler gün yüzüne çıkacak, kayyım diyenlerin biraz haysiyeti varsa, biraz namusları varsa, biraz şerefleri varsa kayyımın ne olduğunu , kayyımın hangi görevleri olduğunu okusunlar. Mesela biz kayyım olsaydık, o binada sayın genel başkanımızın ofisi olabilir mi?Biz kayyım olsaydık il yöneticisi arkadaşlarımız o binaya girebilir miydi? Biz kayyım olsaydık ilin arabasını arkadaşlarımız kullanabilir miydi? Bütün hesapları arkadaşlarımız kullanabilir miydi? Namusluzluk had safhada yapılacak bir şey yok, onun için çok açık ve net bir bu sorun nerden kaynaklı ellerinde ki kirli medyanın yaratmış olduğu o kirlilikten dolayı, şimdi bizi öyle bir yerde sıkıştırdılar ki kendimizi ifade edemiyoruz. Bir tarafta trol çeteleri, bir tarafta daha önce organize edilmiş haber siteleri sadece bizim mahallenin haber siteleri değil yine Ak Parti görünümlü bir çok gazetecileri de buradan şimdi durum böyle olunca kendinizi ifade edebileceğiniz bu bizim mahallenin gazeteleri ya da gazetecileri, haber siteleri korkularından çağıramıyor. Altını çizerek söylüyorum korkularından yayına çağıramıyorlar. Şimdi iktidara yakın medyaya gidemiyoruz. Onlar çağırıyorlar. Oraya gidemiyoruz. Aman oraya çıktılar falan onun için arkadaşlarla görüştük karar verdik, biz sahada sokaklarda kendimizi ifade edelim, bizim ne kadar doğru iş yaptığımız bir gün mutlaka ortaya çıkacak, doğruların böyle bir huyu vardır. Elbet gün yüzüne çıkar. Partimizin tabanından sadece sabır istiyorum, zor günler geçiriyoruz. Bireysel meseleleri kurumsal kimlikle götüremezsiniz. Bireysel bir sorundur. O Bireysel sorun gider yargılanır, aklanır gelir. Ya da cezası varsa çeker. Birinin yapmış olduğu hatayı 102 yıllık tertemiz mazisi olan bir Cumhuriyet Halk Partisi niye bu yükü taşısın kardeşim, Niye?” dedi.
Program sonrası Gürsel Tekin Çekmeköy’de esnaf ziyaretleri yaparak, muhtarlarla da bir görüşme gerçekleştirdi.




































Yorum Yazın