Site Sol Reklam Alanı  120x600

Site Sağ Reklam Alanı  120x600

14-12-2017 Şebnem Özkan

Derim ki İnsan gibi İnsan olarak yaşama çağındayız artık!
Hepimiz mutlu olalım, huzurda kalalım, saygı görelim, gösterelim, Sevgiyi önce verebilelim, sonra da kabul edip, alabilelim…
O halde gelin “İnsan gibi İnsan Çağının Grupları”, nam-ı diğer Işık Çağı İnsanları için yazdığım hikayeyi okuyun.
Gönlünüze şifa olsun dilerim… 

Efsane söyler ki, Işık Çağı İnsanlarından ilk gelenler İndigolarmış... İndigoların görevi eskiyi değiştirmekmiş. Bu yüzden güçlü bir tohum ekmeleri gerekiyormuş. 
İndigolar yıllarca çalışmışlar. Bu esnada onları anlamayan pek çok insan çıkmış karşılarına. ‘Neden uğraşıyorsun ki? Bak zaten ağaçlarımız var…’ demişler. İndigolar ise bu tohumun farklı olduğunu, onun Yeninin Ağacına dönüşeceğini anlatmaya çalışmışlar! Azimle, büyük bir kararlılıkla yollarına devam etmişler.
Çünkü onlar içten içe görevlerinin ne kadar önemli olduğunu biliyorlarmış…

Ve bir gün… Güzel tohum toprağı çatırdatarak çıkmış!
Dal budak sarmaya başlamış ve sonunda çok güzel bir ağaca dönüşmüş. İndigolar yorgun ama mutlularmış. Ve ağaca bakma işini onlardan sonra gelen Kristallere bırakmaya hazırlarmış. Çünkü Kristaller Yeninin Ağacının ihtiyacı olan şeye sahipmişler:
‘Sevgiyle ekilen tohum her zaman yeşerir.’
Ve Kristaller Yeninin Ağacını çok sevmişler. Kalpleri kocamanmış Kristallerin. Yeninin Ağacını kalpleriyle sarmışlar, sevgileriyle beslemişler!
Ağaçtan taşan sevgi bütün dünyayı sarmış. İnsanlar bu insanların ne kadar da çok sevebildiklerine şaşmış… Ve sonunda herkesin kalpleri açılmış!
Nihayet insanlar Gökkuşağı İnsanların anlatacaklarına hazırlarmış.

Gökkuşağı İnsanlar güçlü savaşçılarmış. Onlar yedi rengin hepsini birden kalplerinde tutanlarmış... Onlar Yeninin Ağacını bu renklerle sulamışlar. Ve ağacın her bir dalında bir renk parıldamış!
Dünyanın tüm farklı renklerdeki insanları onları görmüşler ve bütün renklerin bir ağaçta birleştirilebileceğini anlamışlar…
Ve Gökkuşağı İnsanlar da böylece, yeni tomurcuklar açtırmak üzere Yıldız İnsanları göreve çağırmışlar…

Yıldızların görevi tamamen başkaymış. O da tüm diğer kardeşlerininki gibi çok çok önemliymiş. Yıldızlar tüm yıldızların, tüm evrenlerin, tüm galaksilerin ve bütün kainatların bilgisini dünyaya getirecek olanlarmış. Böylece Yeninin Ağacının sağlıklı ve uzun ömürlü olması için yeni teknolojiler kurmuşlar. Bu teknolojilerin hepsi doğayla dostmuş...
Yeninin Ağacı, Yıldızların onun için tasarladıkları fikirleri, mekanizmaları öyle sevmiş ki büyüdükçe büyümüş, kocaman olmuş! Yıldızlara kadar gidiyormuş neredeyse –ki gittiği yerlerden Dünya Melek dallarına tutunarak yeryüzüne inmeye başlamışlar! 

Her bir melek dünyaya ayağını bastıkça toprak parıldamaya başlamış. Toprak onları çok sevmiş. Melekler toprağın onları sevdiğinin 10 katı, 100 katı daha çok sevmişler onu! İşte o an olan olmuş! Dünya da kanatlanmış Meleklerle birlikte. Hiç bilinmeyen bu diyarlarda ışıl ışıl olacakmış dünya ve pek çok Yeninin Ağacı yetişecekmiş.
Melekler bütün enerjilerini, kalplerindeki bütün sevgiyi ve saflığı bunun için kullanmışlar. Ama tabii ki yalnız değillermiş; Altın Grubu onların ellerinden tutuyormuş!…

Altınların gözlerindeki bilgelik ışığına bir baksanız, bir daha hiç yanlarından ayrılmak istemezsiniz! Yeninin Ağacı, Altın İnsanların nihayet dünyaya geliyor olmalarına öyle sevinmiş ki kendisi de sanki altındanmış gibi parlamaya başlamış. Ağaç o kadar mutluymuş ki şimdiye kadar dünya üzerinde duyulmuş olan en güzel şarkıyı söylemeye başlamış yaprakları.
Bu şarkıyı duyabilmek o kadar da kolay değilmiş. Bunun için birer birer Yunus Grubu gelmeye başlamış. Çünkü onlar her şeyi duyarmış. Onlar, Yeninin Ağacının şarkısını duyup, diğer insanlara da öğretmek için gelmişler…

Böylece Yunuslar şarkıyı söylemeye başlamış. Onu önce balinalar öğrenmiş. Daha sonra da baykuşlar ve aslanlar. Filler hortumlarıyla şarkıyı atların yelelerine tutuşturmuşlar...
Yunuslar en son diğer insanlara şarkıyı öğretmeye başlamışlar. Ama o kadar yumuşak bir sesle söylüyorlarmış ki insanlar onları kulaklarıyla değil, kalpleriyle duyuyorlarmış. ‘Çok güzel bir şarkı duyuyoruz ama nereden geliyor tam da anlamıyoruz…’ diyorlarmış.
Şarkıyı dinledikçe herkesin kalbi altınmış gibi parlamaya başlamış.
Artık anneler ve babalar Elmas Işık Çocuklara ebeveynlik yapabilecek kadara bilge olmuşlarmış… 

Yeninin Ağacına çok iyi bakmamız lazım!
Onun için hem şarkılarımızı kalpten söyleyip, hem de güzel fikirler üretmemiz gerekli.
Peki, ya siz hangi grupsunuz?...


Bu yazı 2037 defa okunmuştur.



Şebnem Özkan Diğer Yazıları
Tüm Detaylar En Alt - 468x60
Köşe Yazarları
Çok Okunan Haberler
ÜMRANİYE RAMAZAN2 Detay Sağ 2 - 310x310
Emniyet1 Detay Sağ 3 - 300x250